728x90-CB.jpg

Troya Müzesi | Çanakkale

100.863 izlendi

Troya Müzesi

Tevfikiye, Çanakkale 

 

Dünyanın en bilinen ve üzerinde en çok konuşulan antik kentlerinden Troya, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne kabulünün 20. yılında müzesine kavuştu. 2011 yılında toplam 132 projenin katıldığı ‘Troya Müzesi Ulusal Mimari Proje Yarışması’nda oybirliği ile birinci olan Mimar Ömer Selçuk Baz’ın projesi, ‘2018 Troya Yılı’nda tamamlanarak ziyarete açıldı. Arkeoloji dünyasına yön veren eserlerin sergilendiği Troya Müzesi’nin mimarı Ömer Selçuk Baz, “Ziyaretçileri adeta zamanda yolculuğa çıkaran Troya Müzesi, ören yerinde eksik kalan, aktarılamayan tarihe ışık tutacak” dedi. 

 

Temelleri 61 yıl önce Çanakkale’nin Çan ilçesinde atılan Türkiye’nin köklü sanayi kuruluşu Kaleseramik’in de destekçilerinden biri olduğu Troya Müzesi, ‘2018 Troya Yılı’nda tamamlandı. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2011 yılında mimari proje yarışmasıyla inşa sürecini başlattığı, ihale ettiği ve uygulamaları kontrol ettiği Troya Müzesi, 10 Eylül 2018’de kapılarını açtı. Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisindeki 5 bin yıllık ‘Troya Ören Yeri’; ‘Troya’ temalı etkinliklerin düzenlendiği 2018 yılında, 500 binden fazla ziyaretçiyle yeniden zirveye çıktı. 2018 Troya Yılı’nın en büyük projesi olarak gösterilen Troya Müzesi’nin mimarı Ömer Selçuk Baz; dünyanın en önemli antik kentlerinden biri olan Troya’nın topraklarında, dünya çapında bir müzeyi hayata geçirmenin heyecanı ve gururunu yaşadıklarını söyledi. 

 

Yurtdışına kaçırılan Troya eserleri, artık kendi topraklarında sergilenmeli

Toplam 65 milyon TL’ye mal olan projeyle ilgili tüm detayları Troya Müzesi’nde gerçekleştirilen basın buluşmasında paylaşan Ömer Selçuk Baz, “Troya Müzesi’nin temel kuruluş amaçlarından biri de kaçırılan eserlerin geri getirilmesini sağlamaktır. Bu fikir ışığında müze içinde hiçbir replika-kopya eser kullanılmıyor. Üçüncü katta yer alan, kaçırılan eserlerin anıldığı ‘Yitik Miras’ bölümü, giden eserlerin topraklarına tekrar kavuşmasına olan ümidimizi tazeliyor” dedi. 

 

Troya’yı gören herkes bu büyünün etkisinde kalıyor

Troya’da 1988-2005 yılları arasında kazı başkanlığını yürüten Manfred Osman Korfmann’ın, “Homeros’un İlyada’sından ve bu eserdeki olayların sahnelendiği Troya’dan bir büyü-bir tür sihir yayılmaktadır. Herhalde bu konuya gösterdiğimiz kişisel ilginin temelinde de bu yatmaktadır” şeklindeki sözlerini hatırlatan Ömer Selçuk Baz, ”Gerçekten de Troya’nın toprağına eli ayağı değmiş herkes bu büyünün etkisi altında kalıyor. Korfmann, büyülenmenin ötesinde, hayatının 17 yılını adadığı Troya ve çevresinin 1996’da Milli Park, 1998’de UNESCO Dünya Miras Alanı ilan edilmesi doğrultusunda; arkeoloji dostları, sivil toplum örgütleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile ortak çalışmalar yürüttü. Korfman, tüm bunların gerçekleştiğini, 2006 yılında vefat etmeden önce görme imkanı buldu. Korfmann’ın, Troya’da kazılara başladığı yıllarda, dostları, öğrencileri ve kazı arkadaşlarıyla kurduğu bir başka düş de Troya’ya yapılması planlanan bir müzeydi. Bu müzeyle, yurtdışında 45’ten fazla koleksiyona dağılmış Troya eserlerinin çıktıkları topraklarda korunması ve sergilenmesi hayal ediliyordu.” 

Müze hayali ‘Troya Yılı’nda gerçek oldu

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, Troya’ya bir müze yapılması hayalini gerçekleştirmek üzere 2011 yılında ‘Ulusal Mimari Proje Yarışması’ düzenlendiğini belirten Ömer Selçuk Baz, yarışmaya katılanlar arasından birinci seçilen projenin inşasına 2013 yılında başlandığını, 5 yıl süren inşaat çalışmalarının son yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın 2018’i ‘Troya Yılı’ ilan ettiğini ve böylece Troya Müzesi’nin, ‘Troya Ören Yeri’nin UNESCO Dünya Miras Listesi’ne girmesinin 20. yılında ziyarete açıldığını söyledi. 

 

TROYA MÜZESİ’NDEN NOTLAR

Müzede 6 bini aşkın arkeolojik eser sergileniyor

Müze teşhir alanlarında 6 bini aşkın arkeolojik eser bulunuyor. Bu eserler büyük ebatlı taş lahitlerden, ufak cam iğnelere ve altın küpelere kadar farklı nitelik ve ölçeklerde. Ayrıca 30 bine yakın eser de depolarda yer alıyor. 

Bir katta Troas’a, diğer katta Helenistik döneme yolculuk

Müzede, Troya’nın hikayesi giriş rampasından itibaren 5 temel başlık halinde sunuluyor. Müze içinde yer alan sergi, zemin katta Troas bölgesi kentlerini, birinci katta Troya’nın 1’den 7’ye kadar olan katmanlarını, ikinci katta İlyada ve Homer üzerinden Roma ve Helenistik dönemi, üçüncü katta da popüler kültür ve arkeoloji tarihinde Troya konularına yer veriliyor. 

11 bin 500 metrekare kapalı alanda birçok farklı salon yer alıyor

Toplam 104 bin metrekare arazi üzerine inşa edilen müzenin 11 bin 500 metrekare kapalı alanının 2 bin 400 metrekaresi sergileme alanı olarak planlandı. Dükkan, kafeterya, geçici sergi salonu ve konferans salonuyla ziyaretçilerin erişimine açık olan müzenin batı kanadında ofis, laboratuvar, teknik hacim ve depo alanları yer alıyor. 

İkinci ihale ile yeniden başlayan süreç 14 ayda tamamlandı

2013 yılında yapılan inşaat ihalesi ile başlayan sürece 2015-2017 yılları arasında ara verildi. 2017 yılında yapılan ikinci ihale ile AKSAN İnşaat yapım çalışmalarına tekrar başladı. 14 aylık çalışma sürecinin sonunda teşhir tanzim ve peyzaj çalışmaları dahil müze Eylül 2018’de ziyarete açıldı.

Müzik: Müzikotek
 



BENZER VİDEOLAR

ART BLOG