KITAP_728x90.jpg

Dilek Türker'den Yeni Tiyatro Oyunu Aşk Kalıcıdır | ARTtvNews

Dilek Türker'den Yeni Tiyatro Oyunu Aşk Kalıcıdır | ARTtvNews
ArtNews 23.01.2019

Tuna Kiremitçi’nin 17 dile çevrilmiş ‘Dualar Kalıcıdır’ romanından uyarlanan Aşk Kalıcıdır adlı oyununun başrol oyuncularından Dilek Türker ile II. Dünya Savaşı sırasında İstanbul’a sığınarak hayatta kalmış Viyanalı Yahudi Rosella Galante adlı karakter ve aşka dair konuştuk.
 
Âşık olmadığınız hiçbir projeye evet demediğinizi biliyoruz. Bu projede size evet dedirten etkenler nelerdir?
 
Rosella Galante’nin dünyaya bakışını çok önemsiyorum. Ben hiçbir zaman kurban rolünü kabul etmedim, aynı Rosella Galante gibi. Din, dil, ırk farkı gözetmeksizin insan denen varlığın barış, sevgi, dostluk ve kardeşlik ümidini anlatmaya çabalıyoruz. Bu çabayı, bu rolü çok değerli buluyorum.
Tuna Kiremitçi’nin “Dualar Kalıcıdır” romanı, tamamen sevgiye ve barışa dayalı bir roman. Hayat ile ilgili özelden genele de çok önemli mesajlar veriyor. Tuna, özünde hiçbir kötülüğün sonsuza kadar süremeyeceğini, çok başarılı bir dil ile anlatıyor. Bu romanı tiyatroya uyarlamak, gerçekten değerli.
Tabi bu projeye evet demem de yönetmenimiz Hakan Altıner ve genç oyuncumuz Damla Cercisoğlu’nun da etkisi büyüktür. ‘Mustafa Kemal'le Bin Gün Latife’, Türkan Saylan’ın hayatını sergilediğimiz ‘Işık Yolcusu’ gibi birçok oyunda Hakan ile birlikte çalıştık. Hakan ile tekrar bir projede buluşma fikri ve Damla’nın heyecanı da beni çok etkiledi.



 

Aşk Kalıcıdır, İkinci Dünya Savaşı zamanlarını konu alan, savaşa ve sevgisizliğe muhalif bir oyun. O zamandan bu zamana gelirsek, bunca sevgisizlik ve tüketim hızı içerisinde aşkı bulmak, sürdürülebilir kılmak mümkün mü? Sizce aşk kalıcı mıdır?
 
Aşkın kalıcı olduğunu düşünüyorum. Oyunumuz da aslında bunu anlatıyor. Aşk sadece hormonların idare ettiği bir heyecan değildir. Aşk, hayata tutunabilmek, güzeli aramak ve dünyayı güzelleştirmek için bir adanmışlıktır. Aşk, insanın var olması ve kalıcı olması için gereken duygudur.



 

“Öteki” kavramı bu oyunda nasıl ele alınıyor?
 
İnsan türü evrimini tamamladığında, “öteki” kavramı kalmayacaktır. Çünkü uygar bir toplum, uygar bir insan için “öteki” kavramı anlamsızdır. İnsanlık için, sevgi için, barış için gereksiz bir kavramdır. Bu gereksizliği, ancak sanat ile ifade edebiliriz. Sanatın önemini, burada da görüyoruz.



 

Bu oyun izleyiciye hangi mesajları veriyor?
 
“Aşk Kalıcıdır” oyunumuz, izleyiciye pek çok mesaj veriyor. İzleyiciye, anlamanın ve anlatmanın özünde nasıl bir emek istediğini gösteriyor. Barışın da demokrasinin de insanların birbirini anlamasından geçtiğini ve savaşın insanlık için nasıl bir rezillik olduğunu anlatıyor. Ve en önemli mesaj olarak, bu rezil savaşların bir gün son bulacağını ümit etmekten vazgeçmemek gerektiğini vurguluyor.
Ne diyordu Memleket Şairi Nazım; Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine, bu hasret bizim...” Bu hasret hepimizin.

 
Röportaj: Pınar Saraçoğlu
Yazarın diğer yazıları için tıklayınız