Art TV-Contemporary.bannerlar-01.jpg

Kaçırılmaması Gereken Sergiler - Yazan Banu Çarmıklı

Bayram tatili sonrasında görmenizi tavsiye edeceğim dört önemli sergiye yer vermek istiyorum bu hafta ki yazımda. Marcel Broodthaers’ın dünya çapında gerçekleşen en geniş sergilerinden biri olan “Sözcükler, Nesneler, Kavramlar” sergisi, müzik ve ses olgularını yerleştirmelerinde ustaca kullanan sanatçımız Nevin Aladağ’ın Diyapazon’ı, Arter’in Güneydoğu Asya bölgesinedeki çağdaş sanat üretimine odaklanan  “Göçebe Bakış”ı ve Salt Beyoğlu’nda Türkiye yakın tarihine ışık tutan “Yazlık” isimli sergiler etkinlik listelerinize eklemeniz gereken cinsten.
 

Aksanat - Marcel Broodthaers - Sözcükler, Nesneler, Kavramlar - 24 Eylül - 29 Kasım 2014
 


Marcel Broodthaers

Marcel Broodthaers’ın “Sözcükler, Nesneler, Kavramlar” isimli sergisi, sanatçının en geniş koleksiyonuna sahip Gent’deki  SMAK müzesiyle işbirliği içinde ve Hasan Bülent Kahraman küratörlüğünede 24 Eylül’de  izleyici ile buluştu.  Sanat kariyeri boyunca boyunca şiirle uğraşmış olan sanatçının eserleri, sözcükler ve onların insan bilincindeki görselliği arasındaki ilişkiyi gösteriyor. Brüksel’in entelektüel yaşamında aktif bir şekilde yer almış olan sanatçının diğer sanatçılara göndermelerde bulunan eserleri arasında dikkat çeken işlerden Amerikan Pop sanatına tepkisini, yumurta kabukları, midyeler ve Avrupa’ya özgü ev eşyaları gibi buluntu (ready made) nesneleri bir araya getirerek oluşturduğu Casserole and Closed Mussels (Tencere ve Kapalı Midyeler) gibi heykellerini de sergide görmek mümkün.


Marcel Broodthaers
 

Rampa - Nevin Aladağ - Diyapazon - Eylül 20 - Ekim 25 2014



Nevin Aladağ

25 Ekim tarihinde sona erecek olan Nevin Aladağ’ın Rampa’daki ikinci kişisel sergisi “Diyapazon” adını Latince’deki “diapason” kelimesinden alıyor. Antik yunanca kökenli olan bu kelime (tüm notaların) içinden anlamında ve özellikle de oktav kavramını ifade etmek için kullanılmıştır. Aladağ “Diyapazon”  isimli sergisinde, müzik ve sesi farklı şekillerde ifade aracı olarak kullanmanın barındırdığı dönüştürücü potansiyele işaret ediyor. Aladağ, sergideki işlerinde, üretiminde sıkça yaptığı gibi, var olan nesnelerin toplumsal olarak tanımlanmış ve kabul edilmiş konumlarını ve formalarını dönüştürerek; bir anlamda onları yeni bir frekansa akort ederek yeni anlamlar ve işlevler üretiyor.
 

Arter - Göçebe Bakış - 16 Eylül 2014 - 4 Ocak 2015




Sergi  Melati Suryodarmo’nun İKSV Salon’da gerçekleşen oldukça ilginç bir performansıyla 15 Eylül’de açıldı. Kırmızı bir sahnede 15 saniye arayla “i love you” derken kendisinden daha büyük bir cam plakayı taşıyarak dans eden sanatçının performansı tam 5 saat sürdü. Aşkın sorumluluğu ve narinliğini anlatan  Endonezya’lı sanatçı izleyenlere oldukça ilginç bir deneyim yaşattı.



Sergi mekanında ise Güneydoğu Asya bölgesindeki Çağdaş Sanat üretimine odaklanan sanatçıların eserleri yer alıyor. Endonezya, Tayland, Filipinler, Singapur, Myanmar, Kamboçya, Vietnam ve Malezya’dan 36 sanatçının 40’tan fazla eseri 4 Ocak 2015 tarihine kadar mutlaka görülmeli.



Sergi farklı etnik dokular, farklı malzemeler ve farklı kavramsal söylemlere odaklanırken bölgenin kültürel yapısına ve Güneydoğu Asya toplumlarında ayrışmalara neden olan gerilimlere dair eleştirel bir bakış öneriyor.
 

SALT Beyoğlu - Sergi Çok Güzel Gelsene! Yazlık - 5 Eylül - 16 Kasım




Tamda yaz bitimine denk gelen “Sergi Çok Güzel Gelsene! Yazlık” isimli sergi Salt’ta gerçekleşen kaçırılmaması gereken etkinliklerden diğer bir tanesi. Sergi adını Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarındaki geçici şehirli evlerine ve bu evler çevresinde oluşan hayatın günlük dildeki adı olan “Yazlık”tan alıyor. 1980′lerden itibaren Türkiye’nin orta halli aileleri arasında bir tatil biçimi olarak modalaşan ve “şehir uzantılarına” dönüşen bu taşra kasabalarını kültüre has bir dönem icadı olarak inceleyen YAZLIK: Şehirlinin Kolonisi, onları coğrafi ve toplumsal etkileri bakımından tarihsel bir arka plana oturtuyor. Türkiye yakın mimari ve popüler kültür tarihini belgeler ve sanatçıların katkılarıyla sunan bu sergi 16 Kasım tarihine kadar Salt Beyoğlu’nda görülmesi gereken bir arşiv niteliği taşıyor.



Yazı: Banu Çarmıklı

 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız