98fbaeac-95fb-473a-9f15-e5c0eeb3dab4.jpeg

Azat Yeman | Wu Wei | Artonom Istanbul

93 B izlenme  
1.12.2023

Azat Yeman
Wu Wei
07 Ekim - 07 Kasım 2023
Artonom Istanbul

Eylemsizliğin Bakışı: Wu Wei
Ali Şimşek
Hayvanların gözleri büyük bir dilin gücüne sahiptir.”
M. Buber,

Efesli Herakliatos, “her şey akar” ya da “aynı nehire iki kez girilmez” dediğinde Tanrılara ve mite boğulmuş Yunan dünyası içinde yeni bir şey söylüyordu kuşkusuz.  Gözleri bizzat doğanın kendisine çeviriyordu. Hareket eden ve yapan bir Tanrı, Deux Machina olmadan bir Doğa fikrinin uçlarını veriyordu. Her şey sonsuz bir akış ve dönüşüm içindeydi. Bu dünyada gaddar Tanrılara ve onlarının kaprisine yer yoktu. İyonya’nın çığır açan felsefi çalışmaları için bir kaldıraçtı Doğa’ya bakmak; yepyeni bir bakış açısıydı.

Oysa kadim Doğu başka çözümler peşindeydi. Onlar aynı zamanda “hareketsizliğe” ya da “boşluk” fikrine de aynı değeri veriyorlardı. Tekerleği döndüren, parmaklıkların arasındaki boşluktur aslında. Saf “boşluk” eylemsizliğin de evidir. Batı’nın özneye güç veren perspektifiyle güçlenmiş “dolu” uzamında karşı, bir Çin resmindeki hafif fırça darbeleri ile oluşan boşluklar gibi bir evren anlayışı. Dağlar, ağaçlar, kıvrılıp giden nehir, kendini güçlü ve hakim zanneden bir Özne eylemine bağlı değillerdir. Boşluk Doluluk’u bir esintiye dönüştürür. Tıpkı Zen’in sadeliği ile söylenen haikuların öznesizliği gibi duru ve sade.  Özne ve irade değil doğa ve hayvan seslenir öncelikle; ya da bir taşın sessizliği… Batı’nın “insan her şeyin ölçüsüdür” kibrinin dışında bir evren anlayışı. Haiku anlam ve Özne dayatmaz.
Ay ışığı içine işliyor
Boş bambu büyüyor
Bir guguk kuşu ağlıyor.

Basho’nun haykusundaki gibi kibirsiz ve duru bir algılamadır bu.
Ah, yaz çimenleri
Bütün kalan
Savaşçıların rüyalarından.
Özne ancak hafif bir sızıntıdır bazen.
Zen Dairesi… Çapaklı ve bitmemiştir… Çini mürekkebi, fırçayı kavrayan el… Olasılığın gizil gücü… Batı 19. yüzyılda kavrayacaktır fırça izi ve doğaçlamanın ve de boşluğun gücünü. Ne kadar geç! Zen doğaçlamaya açıktır, Batı modernitesinin Platon’dan gelen en mükemmel formu olan daire (küre) formunun dışındadır. Keskin hatları yoktur; ancak patikalar vardır.

Azat Yeman hayvan figürleriyle zengin bir ekoloji seriyor gözlerimizin önüne. Ekolojinin kelime kökeni de çok anlamlı. Ekoloji, eski Yunanca οἶκος (oikos), "ev, yakın çevre"; -λογία, (logia) "bilimi" kelimelerinin birleşiminden geliyor. Evimizin bilgisi kısaca! Ne kadar anlamlı ve yoğun. Hemen her şeyin kapitalist rasyonalite ile hızlıca değiştiği ve tüketildiği Doğa aynı zamanda evimiz bizim.
Sanatçının sergiye isim olarak koyduğu Wu wei (Çince: 無為; pinyin: wúwéi), "eylemsiz, çabasız, hareketsiz" anlamına geliyor. Kavram "tembel kalmak ya da edilgen olmak" olarak algılanan wu wei kavramı özgün metinde doğanın akışına müdahale etmeden durulaşarak ona uyum sağlamayı anlatıyor. Azat Yeman’ın figürleri, “anima”ları yani hayvanları “eylemsizliği” bir doluluk olarak deneyimliyorlar.
Hayvanlar bakıyor bize bütün merakıyla. Gergedan, zürafa, kertenkeleler, karaca, bütün sevimliliğiyle tembel hayvan, panda ve daha niceleri. Bir hayvanın bakışı nedir? Sinema tarihinin klasiklerinden olan Robert Bresson’un “Rastgele Baltazar” filmindeki eşeğin bakışı gibi sarsıcıdır. Ne kadar vahşi olursa olsun, bir hayvanın gözlerindeki masumluğu ve merakı görmemek mümkün mü?

Alınıp satılmaya, şiddete, sırtına binen yüklere ve kırbaçlara karşı acımasız bir bakıştır Balthazar’ın bakışı….
Azat’ın rengarenk nakışların ortasından bize bakan hayvanlarıyla aynı genetik akrabalığa sahip bakışlardır bu. Ne kadar uslu görünseler de uygarlaştırılamayan bir doğanın “vahşi” yalazı gibi çakarlar.
Sanatçı hayvanların ağız kısmına bazen çiklet balonu izlenimi de veren şeffaflaşmış ya da oluş içindeki kürecikler yerleştirir. Ağızdaki mutlak idea: Daire veya Küre…
Küre; hayvanı ve doğayı pürüzsüz formuyla bastıran Uygarlığın sesi… Uygarlık; Civilation. Kökenin taş yontmak ve pürüzsüz hale getirmekten geliyor. Yani yontmak ve kentler inşaa etmek. Sivil olmak!

Azat’ın baloncukları. Susturulan bir ağıza da işaret ediyor. Susan ekoloji ve doğa. Yani evimiz. Ya da kutsal anamız.

 

 
Devamı

Seçtiklerimiz