art tv 728X90.jpg

Dora’nın Sanat Günlüğü'nde Vatikan'ın Görkemi! | Yazan Dora Özyurt

Dora’nın Sanat Günlüğü'nde Vatikan'ın Görkemi! | Yazan Dora Özyurt
Dora Özyurt 17.01.2020

İlk durağım Vatikan’dı. Vatikan sadece 1200 vatandaşı olan dünyanın en küçük dini ülkesi. 


Vatikan’ın giriş kapısının olduğu San Pietro Meydanı

Vatikan’ın girişindeki San Pietro Meydanı'nda tarih boyunca göçe zorlanan halkları temsil eden Kanadalı heykeltraş Timothy Schmalz tarafından yapılan bir heykel vardı. 400 yıl sonra ilk kez yeni bir heykel eklenmiş. Heykelde, melek kanatları olan bir tekne üzerinde dünyanın farklı yerlerinden göç etmeye zorlanmış insanları temsil eden 140 insan figürü var. Çok etkileyici bir heykel. Sanki aynı anda Nuh’un Gemisi’ne toplanan farklı dili, kültürü, rengi, ırkı olsa bile hepimiz 2 elli, 2 gözlü sadece insanız da der gibiydi.


San Pietro Meydanı / Timothy Schmalz ‘Göç’ Heykeli

Yılbaşı nedeniyle çook kalabalıktı. Bir buçuk saat sırada bekledikten sonra Michelangelo’nun Saint Pietro Basilika’sında ki şaheserine kavuştum. 


Michelangelo / Pieta

Hristiyan sanatında, özellikle heykelde, Meryem Ana’yı ölmüş oğlu İsa’yı kucağında tutarken gösteren sahnelere “Pieta” deniliyormuş ve bunların en ünlüsü Michelangelo’nun 25 yaşında yaptığı ve imzasının yer aldığı tek mermer heykel.

1972‘de Laszlo Toth 12 çekiç darbesi ile Meryem’in İsa‘nın başını tuttuğu kolu ve elini koparmış, burnunun ucunu kırmış ve heykelin çeşitli yerlerinde de yüz kadar küçük kırıklar oluşturmuş. Yaklaşık 10 ay süren çalışmalarla kırılan parçalar görünmez bir yapışkanla birleştirilmiş.

Sonraki durağım Vatikan’ın girişinin arkasında olan Vatikan Müzesi idi.


Hayvanlar Salonu

Vatikan Müzesi o kadar dolu ki bence günlerce gezilebilecek bir müze. Ben de sabah girdim ve hava karardığında çıkabildim. Ama doymadım onun için ileride tekrar gideceğim.


Mısır Medeniyetine ait Tanrı Heykelleri

Müze kendisine göre bir gezi rotası belirlemiş ve bu şekilde hiçbir şey kaçırmadan müze içindeki farklı bölümleri görebiliyoruz.

İlk bölüm Antik Mısır’a ait heykel, mumya, tablet ve mozaiklerin sergilendiği çok etkileyici Mısır Müzesi. O kadar çok eser var ki bir an kendimi Mısır’da zannettim. Müzede yüzü, eli ve ayakları açık bir tam bir mumya görebilirsiniz.


Mısır Medeniyetine ait Tablet

Dev Goblen Halı galerisi büyüleyici. İncecik iplerle dokunmuş ve bir hikaye olmuş. O kadar çok emek var ki hayran kalmamak mümkün değil.


İsa’nın doğumu konulu Goblen Halı

120 m. uzunluğundaki harita odasında nereye bakacağınızı şaşırıyorsunuz. Tavanındaki özel aydınlatma ile dev bir mücevher gibi olan bu oda aslında harita odası ve haritalar odanın sağ ve solunda sergileniyor. Bu odada sanki minik dünyayı dolaşıyorsunuz.


Haritaların sağ ve sola yerleştirildiği Harita Odası

Sistine Şapel’in tavanında bulunan freskler, Michelangelo'nun yapmış olduğu ilk büyük esermiş ve tam 4 yıl sürmüş. 8600 m2'lik tavanda İncil'den hikayeler anlatılıyormuş. Daha önce sanat kitaplarından görmüştüm ama iskelelere yatarak yapılmış bu dev eser altında olmak çok etkileyiciydi. Sanki rüya gibiydi. Kitaplarda gördüğüm Michelangelo'nun harikasının tam altındaydım. Bu bölümde fotoğraf çekmek yasak olduğu için bir fotoğrafım yok ama zaten Google amcaya sorunca gösteriyor.

Beni çok şaşırtan şeylerden birisi de bu kadar çok dini eser olan bir müzede modern eserlerle karşılaşmak oldu. Rodin’in Düşünen Adam heykeli, Vincent van Gogh, Wassily Kandinsky, Edvard Munch, Henri Matisse ve Salvador Dali eserlerini müzenin Contemporary bölümünde bulunan 36 odada görebilirsiniz. Kitaplarda gördüğüm eserleri tam karşımda bulmak benim için tam bir yeni yıl hediyesiydi.


Dali’nin ‘Meleksi Manzara’ eseri

Müzelerden çıkış yaparken geçeceğiniz, Guiseppe Momo tarafından 1932 yılında yapılan “Salyangoz Merdiven” sanki ‘Bir daha gel!’ der gibiydi.


Salyangoz Merdiven üstten ve yandan

Müze gerçekten baş döndürücü, müthiş ve muhteşemdi. Çıkarken sanki artık başka bir insan oluyorsunuz. Renkle, ilhamla, mutlulukla doluyorsunuz. Sanat tarihi kitabının içine girmiş ve Güliver Dünyası’ndaki bir Liliputlu gibi kitabın içine girip yaşıyorsunuz. Yolunuz düşerse bu sanat tarihi davetini kaçırmayın bence.

Yazı ve Fotoğraflar: Dora Özyurt

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız