ekavbanner1.jpg

İstanbul Sergi Ajandası: Nisan 2026

ArtNews

3 gün önce

İstanbul’da sergi takvimi Nisan 2026’da da yoğunluğunu koruyor. Ay boyunca açılan ve izleyiciyle buluşmayı sürdüren sergiler; farklı disiplinler, üretim pratikleri ve küratöryel yaklaşımlar etrafında şekilleniyor. Kentin güncel sanat gündemini kaçırmak istemeyenler için, Nisan 2026’da İstanbul’da öne çıkan ve mutlaka görülmesi gereken sergileri ARTtv takipçileri için bir araya getirdik.

Bedri Baykam, Varol, 2023, Tuval üzerine karışık teknik, 179,5 x 148 cm

Avignonlu Kızlar Piramid Sanat'ta

Bedri Baykam’ın "Baykam on Picasso: Les Demoiselles Revisited” isimli yeni sergisi, 26 Mart – 5 Eylül 2026 tarihleri arasında Piramid Sanat’ta izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının 155. kişisel sergisi olan bu kapsamlı sunum, Baykam'ın modern sanat tarihinin dönüştürücü yapıtlarından Pablo Picasso imzalı Les Demoiselles d’Avignon (1907) etrafında şekillenen, uzun yıllara yayılan araştırma ve üretim sürecini ortaya koyuyor. Sergi, Mayıs 2025’te Paris’teki Galerie S/Beaubourg’da Art Engagement Consulting iş birliğiyle gerçekleşen ilk gösterimin İstanbul’daki devamı niteliğini taşıyor. Ayrıca Baykam’ın Picasso’nun eserinin MoMA’ya uzanan yolculuğunu anekdotlarla aktardığı üç dilli (Türkçe, İngilizce, Fransızca) sergi kitabı, sergiyle eş zamanlı olarak yayınlanıyor.

Mekân: Piramid Sanat
Tarih: 26 Mart - 5 Eylül 2026 

Nefesin ve Camın İzinde: Gamze Araz Eskinazi Summart’ta BİR İZ Bırakıyor

Gamze Araz Eskinazi’nin “BİR İZ” başlıklı sergisi, Summart’ta izleyiciyle buluşuyor. Yirmi yılı aşan pratiğinde camı yalnızca bir malzeme olarak değil, nefes, beden ve zaman arasında kurulan bir ilişki alanı olarak ele alan sanatçı, bu sergide içsel dönüşüm süreçlerini maddesel karşılıklarıyla görünür kılıyor. Serginin merkezinde yer alan kalp formu, biyolojik bir organdan çok, fiziksel olan ile metafizik olan arasında konumlanan kırılgan bir eşik olarak öne çıkıyor. Cam yüzeylerde beliren renk geçişleri, opaklıklar ve kırılmalar; estetik tercihler olmanın ötesinde, duygusal ve ruhsal katmanların izlerini taşıyor. “BİR İZ”, kırılganlığı dönüşümün koşulu olarak ele alırken, bireysel deneyim ile kolektif hafıza arasında kurulan bağı derinleştiren bir anlatı sunuyor.

Mekân: Summart Sanat Merkezi
Tarih: 9 Nisan - 9 Haziran 2026

Selçuk Artut, İçiçe Desenler, 2025, Video, 4K, Yaratıcı Kodlama

Algoritmanın Estetiği: Selçuk Artut’tan Akışkan Bir Geometri Deneyimi

Selçuk Artut’un “Otonomi: Akışkan Geometri” başlıklı sergisi, Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nin pandemi sonrası yeniden açılışına ev sahipliği yaparak 25 Mart–24 Nisan 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Nazlı Pektaş küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının algoritmik üretim teknikleriyle geleneksel geometrinin tarihsel ve kültürel mirasını yeniden yorumladığı eserlerini bir araya getiriyor. Dijital sanatın Türkiye’deki önemli temsilcilerinden Artut, kodun otonom yapısını yaratım sürecine dahil ederek formu sabit bir yapı olmaktan çıkarıp sürekli dönüşen canlı bir organizmaya dönüştürüyor. Sergi, izleyiciyi matematik, estetik ve teknoloji arasında kurulan yeni bir görsel dil üzerinden düşünmeye davet ederken, Terakki Vakfı’nın sanat ile eğitim arasında köprü kurma vizyonunu da yansıtıyor.

Mekân: Terakki Vakfı Sanat Galerisi
Tarih: 25 Mart - 24 Nisan 2026 

Birhat Mavitan, “Mış Gibi” ile Galeri Selvin’de

Birhat Mavitan, “Mış Gibi” başlıklı yeni sergisiyle 8–30 Nisan tarihleri arasında Galeri Selvin’de izleyiciyle buluşuyor. Sanatçı bu sergide, gerçeklik ile kurgu arasındaki belirsiz sınırları odağına alarak gündelik hayatın “mış gibi” hallerini sorgulayan bir anlatı kuruyor. Nesnelerin, imgelerin ve durumların sahicilik iddiasını askıya alan Mavitan, izleyiciyi algının ne kadar kolay yönlendirilebildiği üzerine düşünmeye davet ediyor. Farklı mecraları bir araya getiren üretimlerinde sanatçı, temsiliyet, rol yapma ve toplumsal kabuller üzerinden ilerleyen çok katmanlı bir yapı kurarken; izleyicinin hem tanıdık hem de tekinsiz bir deneyimle karşılaşmasını sağlıyor. Sergi, görünene duyulan güveni sarsan ve hakikat ile yanılsama arasındaki geçirgenliği görünür kılan bir öneri sunuyor.

Mekân: Galeri Selvin
Tarih: 8 - 30 Nisan 2026 

Yapım Aşamasında, Fotoğraf: Murat Germen

Arter'in 15 Yıllık Hafızası: "Yapım Aşamasında"

Arter, kuruluşundan bu yana sanat üretimine sağladığı desteği ve yaratıcı süreçleri görünür kılmayı amaçlayan yeni grup sergisi “Yapım Aşamasında” ile izleyiciyle buluşuyor. 1 Nisan’da açılan sergi, Arter’in son 15 yılda desteklediği ve bir kısmını koleksiyonuna kattığı 300’ü aşkın yapıt arasından seçilen eserleri, bu sergiye özel yeni üretimlerle bir araya getiriyor. Küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği sergi, farklı disiplinlerden 27 sanatçının 39 yapıtını içeriyor; yapıtlar, giriş ve -1. kat galerilerinin yanı sıra binanın kamusal mekânlarına yayılarak izleyiciye Arter’in üretim tarihine dair bütünlüklü bir deneyim sunuyor. “Yapım Aşamasında”, geçmiş sergiler kapsamında üretilmiş eserleri bugüne taşırken, yeni üretimlerle kurumun koleksiyon ve üretim hafızasını güncel bağlamlarla birleştiriyor; izleyiciyi hem mekânsal hem de kavramsal olarak sanatın üretim süreciyle karşı karşıya bırakıyor.

Mekân: Arter
Tarih: 1 Nisan 2026'dan itibaren 

Beyza Karadaş

Düşüncenin Katmanları: “Çok Düşünüyorsun” Galeri Miz’de

Galeri Miz, 14–30 Nisan 2026 tarihleri arasında Memory of Art iş birliğiyle gerçekleştirilen “Çok Düşünüyorsun” sergisine ev sahipliği yapıyor. Beyza Karadaş, Göktuğ Aydın, Hilal Özdemir, Mine Güçel, Muhammet Türközü ve Onurcan Güler’in çalışmalarını bir araya getiren sergiye, Güliz Kayahan’ın hafıza, aidiyet ve duygular etrafında şekillenen pratiği de eşlik ediyor. Fotoğraf odağında kurgulanan sergi, düşünmenin kendi üzerine katlanarak çoğalan yapısını mekânsal bir deneyime dönüştürürken, imgeleri birer belge olmaktan çıkarıp bir düşünme hâlinin izlerine dönüştürüyor. İmgelerin ve hatıraların üst üste biriktiği bu yapı, izleyiciyi düşünmenin yorucu ama kurucu doğasıyla yüzleştirirken, yüzeyde kalana karşı direnen çok katmanlı bir algı alanı öneriyor.

Mekân: Galeri/Miz
Tarih: 14 - 30 Nisan 2026

Kezban Arca Batıbeki’nin Objektifinden Arzunun İstikrarı

Kezban Arca Batıbeki, MERKUR’un Artweeks İstanbul Project’e katılımı kapsamında izleyiciyle buluşan “IRRATIONAL / The Architecture of Compulsive Desire” başlıklı sergisinde, tüketim kültürünü foto-kolaj ve video aracılığıyla ele alıyor; sanatçı, kompulsif satın alma davranışını yalnızca ekonomik bir eylem olarak değil, bireysel kimliğin kırılganlığını yansıtan psikolojik ve varoluşsal bir telafi biçimi olarak değerlendirirken, Ari İstanbulluoğlu ile gerçekleştirdiği çekimlerden üretilen büyük ölçekli kolajlarda çoğalan imgeler üzerinden içsel eksiklik ve tatmin arayışı arasındaki gerilimi görünür kılıyor; sergide yer alan videolar ise psikanalist Tevfika İkiz’in bilimsel değerlendirmeleriyle öznel deneyimi bir araya getirerek çağdaş arzunun çok katmanlı yapısını sorgulayan güçlü bir anlatı sunuyor.

Mekân: Art Weeks İstanbul Project, Akaretler
Tarih: 1 - 15 Nisan 2026

 

“Tres Specula / Üç Yansıma”, EKAV ve Abitus İş Birliğiyle EkavArt Gallery’de

EKAV / Eğitim Kültür ve Araştırma Vakfı, Abitus Sanat Projeleri iş birliğiyle ve Yasemin Semercioğlu koordinasyonunda düzenlenen “Tres Specula / Üç Yansıma” sergisini, 7 Nisan - 7 Mayıs tarihleri arasında EkavArt Gallery’de izleyiciyle buluşuyor. Çiçek Benardete, Pembe Tüzüner ve Tina Varon’un farklı disiplinlerdeki üretimlerini bir araya getiren sergi, form, ışık ve yüzey arasındaki ilişkileri odağına alarak izleyiciyi algının çok katmanlı yapısı üzerine düşünmeye davet ediyor. Sergi, sanatın yansıtma ve yeniden kurma gücüne işaret ederken; heykel, resim ve cam temelli pratikler üzerinden gelişen üç ayrı yaklaşımı ortak bir mekânda buluşturuyor. Sanatçıların bireysel üretimlerinden doğan bu farklı ifade biçimleri, ışık ve yüzeyle kurdukları diyalog aracılığıyla birbirini tamamlayan bir bütün oluştururken, izleyiciye katmanlı bir deneyim sunmaya hazırlanıyor.

Mekân: EkavArt Gallery
Tarih: 7 Nisan - 7 Mayıs 2026

Döngü ve Gözetim: Berke Yazıcıoğlu’nun Helixi

Berke Yazıcıoğlu’nun ikinci kişisel sergisi “Helix”, 12 Mart - 26 Nisan 2026 tarihleri arasında Dirimart Pera’da izleyiciyle buluşuyor. Sergi, doğadaki döngülerden gezegen hareketlerine, dijital gözetim sistemlerinden mahremiyetin sınırlarına uzanan kavramları bir araya getirerek izleyiciyi hem izleyen hem de izlenen olarak konumlandırıyor. Yazıcıoğlu, resim, çizim, tekstil ve animasyon disiplinlerini harmanladığı çok katmanlı pratiğinde, müzik ve görsel iletişimin gücünü temel alıyor. Mekânda Ravel’in Daphnis et Chloé eserinden esinlenen sirkadiyen ritimler, trigonometrik düzlemlerde haritalandırılmış melodiler ve döngüsel nota porteleri aracılığıyla izleyiciye zaman ve teknolojinin modern insan üzerindeki etkisini deneyimletiyor. Animasyonlar ve çevresel resimler, mahremiyet ve denetim temalarını işlerken, izleyici hem gözetlenen hem de gözlemci olarak yerleştirilerek günümüz teknolojilerinin yarattığı kesintisiz denetim hâli sorgulanıyor. Helix, müzik, matematik ve görsel dilin birleştiği multimedya bir yerleştirme olarak, izleyiciye teknolojinin ve döngüsel hareketin insan deneyimi üzerindeki etkilerini çarpıcı bir şekilde sunuyor.

Mekân: Dirimart Pera
Tarih:  12 Mart - 26 Nisan 2026

Emel Cankat’ın Zamana Direnen Üretimi “Geçişler” Başlığıyla AKM'de

Emel Cankat’ın 1970’lerden 2000’lere uzanan üretimini bir araya getiren “Geçişler” başlıklı retrospektif sergi, 9–19 Nisan 2026 tarihleri arasında Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşuyor. Dilara Yalçın, Elif İnci Gökgöz ve Yasemin Yemişçi küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının otuz yılı aşan resim pratiğini dönemler üzerinden ele alarak, üretimindeki dönüşüm ve süreklilik ilişkisini görünür kılıyor. Erken döneminde soyut ile figüratif arasında kurduğu denge, ilerleyen yıllarda doğa ve kent temsillerine yönelirken; 1990’larda çini mürekkebi çalışmaların öne çıktığı, 2000’lerde ise ışık ve yüzeyin daha dingin bir dile evrildiği bir anlatıya dönüşüyor. “Geçişler”, Cankat’ın yalnızca estetik arayışlarını değil, aynı zamanda Türkiye sanat ortamında  sürdürdüğü kararlı ve kesintisiz üretim pratiğini de odağa alarak, zamana karşı direnen bir sanat yolculuğunu izleyiciyle buluşturuyor.

Mekân: AKM, Çok Amaçlı Salon
Tarih: 9–19 Nisan 2026

Toprakaltı Filminden Bir Kare

Çernobil’in Türkiye’deki İzleri Salt Galata’da

Onur Gökmen’in “Toprakaltı” sergisi, Salt Galata’da izleyiciyle buluşuyor. BBVA Vakfı iş birliğiyle yürütülen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı kapsamında hayata geçirilen sergi, Çernobil Faciası sonrasında Türkiye’de Karadeniz çayında tespit edilen radyoaktif kirliliği odağına alıyor. Sanatçı, aralarında kendi ailesinin de yer aldığı bilimsel araştırmalardan yola çıkarak, kurgusal ve belgesel unsurları bir araya getiren çok katmanlı bir anlatı kuruyor. ODTÜ’de yürütülen araştırmalardan medya temsillerine uzanan üç bölümlü yerleştirme, radyasyonun görünmez etkilerinin nasıl inkâr, çarpıtma ve sessizlikle çevrelendiğini ortaya koyarken; çevresel felaketlerin toplumsal hafızada bıraktığı izleri yeniden düşünmeye açıyor. “Toprakaltı”, görünmeyen ancak kalıcı etkiler yaratan radyasyonun, kuşaklar ve coğrafyalar arasında dolaşan bir mesele olarak güncelliğini koruduğunu hatırlatıyor.

Mekân: Salt Galata
Tarih: 2 Nisan - 3 Mayıs 2026

Antonio Cosentino “Yaz Günlükleri” ile Collect Gallery’de

Antonio Cosentino’nun “Yaz Günlükleri” başlıklı sergisi, Collect Gallery’de 11 Nisan – 30 Mayıs 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor. Küratörlüğünü Fırat Arapoğlu’nun üstlendiği sergi, yaz mevsimini yalnızca bir zaman dilimi olarak değil, sahil şeridi etrafında şekillenen ekonomi, mimari ve tüketim ilişkileriyle kurulan bir sistem olarak ele alıyor. Cosentino, televizyon, plastik sandalye, tabela ve tekne gibi yazın maddi kültürüne ait unsurları resimlerinde arşivsel bir yaklaşımla bir araya getirerek, mevsimin parlak yüzeyinin ardındaki gündelik yapıları görünür kılıyor. Mekânı toplumsal ilişkiler üzerinden okuyan bir bakışla kurgulanan sergi, kıyıyı sabit bir manzara olmaktan çıkarıp çok katmanlı bir zaman-mekân deneyimi olarak yeniden düşünmeye açarken, yazı bir iklimden ziyade dolaşım, üretim ve yeniden kurulum süreçleriyle işleyen bir döngü olarak ele alıyor.

Mekân: Collect Gallery
Tarih: 9 Nisan - 31 Mayıs 2026

Evrenin Geometrisi ve Ruhun Derinlikleri: Kemal Kara’dan “KOZMOGONİ”

Kemal Kara’nın “KOZMOGONİ” başlıklı kişisel sergisi, 4–20 Nisan 2026 tarihleri arasında Futy Art Gallery’de izleyiciyle buluşuyor. Sergi, evrenin kadim geometrisi ile ruhun derinlikleri arasında kurulan bir yolculuğu odağına alarak, izleyiciyi yalnızca gözlemci değil, yaratım sürecinin aktif bir katılımcısı olarak konumlandırıyor. Kara, İbnü’l Arabî ve Plotinos’un estetik ve felsefi perspektiflerinden ilham alarak, makrokozmos ile mikrokozmos arasındaki ilişkiyi maddeden manaya uzanan bir dönüşüm hikâyesiyle aktarıyor. Eserler, ışık ve karanlığın karşıtlığı, evrenin geometrik düzeni ve duygu temelli imgeler aracılığıyla, izleyiciye varoluşun kozmik ritmini ve bireysel içsel gökyüzünü keşfetmeye davet ediyor.

Mekân: Futy Art Gallery
Tarih: 4–20 Nisan 2026

Kaan Ünal, Muhabbet Bağı

The Green Lotus, Kaan Ünal'la Nelumbo Studios'ta Devam Ediyor 

Nelumbo Studios’un “The Green Lotus” projesi, Nisan ayında Kaan Ünal (2–12 Nisan) ve Melek Baydar (16–26 Nisan) ile devam ediyor. Adını suyun içinden yükselen lotus çiçeğinden alan proje, sanatçıların hâlâ biçimlenen, tamamlanmamış üretim süreçlerini görünür kılıyor ve izleyiciyi üretimin kendisini deneyimlemeye davet ediyor. Sergiler, stüdyoyu boş bir mekân olarak değil, yaratıcılığın ve üretimin aktif bir alanı hâline getiriyor; sanatçılar, farklı medyum ve yöntemlerle üretimlerini sürdürerek ifade alanlarını genişletiyor, potansiyellerini derinleştiriyor ve kamusal alanda üretimin dinamik gerilimini ortaya koyuyor. “The Green Lotus”, erken dönem pratiğinin kırılganlığı ile üretimdeki kararlılığı birleştirerek, sanatçıların direncini ve yaratıcı enerjisini izleyiciye görsel ve düşünsel deneyim olarak sunuyor.

Mekân: Nelumbo Studios
Tarih: 26 Şubat - 26 Nisan 2026

YÜZONBİR'de Biz Olmayan Bir Şey Var

Lalin Mercan'ın “İçimizde Biz Olmayan Bir Şey” sergisi, alternatif gerçeklikler yaratma ve yeni perspektifler kurma olasılıklarını odağına alıyor. Hikâye, dünyalar arasında yolculuk eden bir gezginin kamp alanında geçerken, izleyiciyi değişimin mutlak yasa olduğu bir evrende, akışkan ve katmanlı bir varoluşla tanıştırıyor. Sergide, topluluklar halinde ya da yalnız başına hareket eden karakterlerin iletişimi, metaforlarla örülmüş, öngörülemez bir akış içinde ilerliyor; doğruyu söylemese de hakikati yansıtan bu akış, deneyimi yoğun ve etkileyici kılıyor. Mercan, dilsel ritüeller, hibrit varlıklar ve zamanın farklı işleyişlerine göre şekillenen yaşam pratiklerini izleyiciye evrenin kurduğu düzen ve akış içinde deneyimleme olanağı sunuyor.

Mekân: YÜZONBİR
Tarih: 13 Mart - 17 Nisan 2026

Baroğun Çağdaş Yansıması MERKUR'de

Miguel A. Rodrigues’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Heritage”, MERKUR’de izleyiciyle buluşuyor. Sergi, Portekiz Baroğu’nun mekânsal kurgusundan ve altın ile oyma ahşabın görkeminden ilham alarak, izleyiciyi iktidar, gösteri ve ritüel ile yüklü bir estetik evrene davet ediyor. Rodrigues, tarihsel biçimleri birebir yeniden üretmek yerine baroğun temel ilkelerini — hareket, ritim, birikim ve simgesel varlık — çağdaş heykel diliyle yorumluyor; mekânı bütünüyle kuşatan heykelsi formlar, izleyiciyi barok geleneğin teatral yoğunluğu ve bezemeci taşkınlığı ile örülü bir deneyime sokuyor. Heritage, sanatçının tarih, kültürel bellek ve mekânsal ritüel arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye çağıran çağdaş bir heykel pratiğini gözler önüne seriyor.

Mekân: MERKUR
Tarih: 28 Mart - 2 Mayıs 2026

Eda Soylu “Alt/Üst” ile Merdiven Art Space’te Mekânsal Hafızayı Yeniden İnşa Ediyor
Eda Soylu’nun yedinci kişisel sergisi “Alt/Üst”, 3–30 Nisan 2026 tarihleri arasında Merdiven Art Space’te izleyiciyle buluşuyor. Soylu, üretim pratiğini yerleştirme sanatı üzerinden yürütürken, ev, yer etme ve hafıza kavramlarını merkezine alıyor. Sergi, sanatçının “Ve evin yüzü burkuldu” serisi kapsamında geliştirdiği “Unutulmuyor Ne Tuhaf”, “Evi Yeniden Kurmak” ve “Anneannemin Evinden Kalanlar” gibi çalışmalarını bir araya getiriyor; çiçeklerin betona gömülmesiyle oluşan “Duvar Kâğıdı” yerleştirmesi üzerinden kırılganlığı ve çözülmeyi görünür kılıyor. “Alt/Üst”, 2016 tarihli “Evi Yeniden Kurmak” çalışmasının on yıl sonra yeniden yorumlanmasıyla, temel ile yüzey arasındaki ayrımın belirsizleştiği bir mekânsal deneyim sunuyor. Sergi, zamana yayılan kişisel ve toplumsal dönüşümleri izleyiciye mekân üzerinden hissettiren kapsamlı bir yerleştirme olarak öne çıkıyor.

Mekân: Merdiven Art Space
Tarih: 3 - 30 Nisan 2026

Yağmur, Hafıza ve Coğrafyalar Arasında: Agnes Waruguru SANATORIUM’da

Agnes Waruguru’nun Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Yağmur Yağacak Gibi”, 8 Nisan – 16 Mayıs 2026 tarihleri arasında SANATORIUM’da izleyiciyle buluşuyor. Sergi, sanatçının kumaş ve kağıt üzerine geliştirdiği pratiği ile mekâna özgü ses yerleştirmesini bir araya getirerek, Nairobi ile İstanbul arasında soyut bir bağ kuruyor. Waruguru, yağmuru hem yaşam veren hem de arındıran bir simge olarak kullanırken, kimlik, toplumsal cinsiyet ve ilişkisel ekosistemler üzerine yürüttüğü araştırmayı kişisel ve evrensel boyutlarda mecazi ve alegorik bir dille aktarıyor. Organik ve endüstriyel, görünen ve görünmeyen arasındaki ilişkileri araştıran sanatçı, geleneksel teknikleri hafızanın ve ritüelin taşıyıcılarına dönüştürüyor. SANATORIUM’da mekânsal kurgu, izleyiciyi fiziksel ve duygusal olarak etkileşimde bulunmaya davet eden bütüncül bir deneyim sunuyor; ses yerleştirmesi ve işlerin ritmik dokusu, doğa, çocukluk anıları ve ekolojik yaşam izlerinin kesiştiği bir atmosfer yaratıyor.

Mekân: SANATORIUM
Tarih: 8 Nisan – 16 Mayıs 2026

Uyumun Mekaniği: Hamza Kırbaş “Hizalanma Koşulları” ile Gücün Dağılımını Sorguluyor

Hamza Kırbaş’ın “Hizalanma Koşulları” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının yeni dönem üretimlerini bir araya getirerek dil, beden ve mekân arasındaki ilişkileri çok katmanlı bir kurgu içinde ele alıyor. Yağlıboya, heykel ve video yerleştirmeden oluşan sergi, gücü tekil bir otorite olarak değil; tekrar, yönlendirme ve süreklilik üzerinden işleyen bir koşullar bütünü olarak düşünmeye açıyor. Serginin merkezinde yer alan “Totemik Yapı”, işaret dili alfabelerinin üst üste binmesiyle dili mimari bir forma dönüştürürken, izleyicinin mekân içindeki konumunu da yeniden düzenliyor. Kinetik ve heykelsi işler, dengeyi sabit bir durumdan çok sürekli ayarlanan bir süreç olarak ele alırken; izleyici müdahalesiyle çalışan yapılar, normun nasıl hızla yeniden kurulduğunu görünür kılıyor. “Hizalanma Koşulları”, bireysel hareketin dahi sistem tarafından yeniden emildiği bir düzende, uyumun bir tercih değil sürekli yeniden üretilen bir zorunluluk olduğunu ortaya koyan deneyimsel bir alan kuruyor.

Mekân: MeshRu
Tarih: 14 Mart - 17 Mayıs 2026

 

Defne Tesal, Nereye Düşeceğini Bilmiyorum, 2025, Tuval üzerine akrilik boya, 136 x 117 cm. Fotoğraf: Barış Özçetin

Belirsizlikte Köklenmek: Defne Tesal’in “Nereye Düşeceğini Bilmiyorum” Sergisi Galerist’te

Defne Tesal’ın Galerist’teki ilk kişisel sergisi “Nereye Düşeceğini Bilmiyorum”, 10 Mart – 18 Nisan 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor. Değişim, geçiş hâlleri ve belirsizlik ekseninde şekillenen sergi, kontrol arayışı ile teslimiyet arasındaki gerilimde köklenme ihtimalini araştırıyor. Tesal, ritim, tekrar ve hareketi merkeze alan pratiğini tuval, mukavva, jüt heykel ve mekâna özgü ip yerleştirmeleri aracılığıyla çok katmanlı bir kurgu içinde bir araya getiriyor. Tanıdık olanla bilinmeyenin kesiştiği eşiklerde gelişen sergi, gündelik hayatın akışı içinde beliren kırılma anlarına odaklanarak, çözülme ve yeniden kurulma süreçlerini görünür kılıyor; izleyiciyi sabit bir noktaya tutunmak yerine dönüşümün içinden düşünmeye davet ediyor.

Mekân: Galerist
Tarih: 10 Mart - 18 Nisan 2026

Filiz Piyale Onat, Zaman IX, 2026, 97x100 cm, Japon kağıdı üzerine mürekkep, organze kumaş üzerine dijital baskı 

Kök Salma ve Yerinden Edilme Arasında: Filiz Piyale Onat “Omorika” ile Decollage Art Space’te 

Filiz Piyale Onat’ın “Omorika” başlıklı sergisi, Marcus Graf küratörlüğünde 10 Mart – 12 Nisan 2026 tarihleri arasında Decollage Art Space’te  izleyiciyle buluşuyor. Onat, peyzajı estetik bir temsilin ötesine taşıyarak yalnızlık, yokluk ve insanın doğayla kurduğu değişken ilişkiyi odağına alıyor. Romantizm ve Doğu peyzaj geleneğinden beslenen sade ve meditatif kompozisyonlar, izleyiciyi hem dış dünyaya hem de içsel manzaralara yönelten bir düşünme alanı açıyor. “Omorika”, sanatçının aile geçmişi ile doğa tarihini iç içe geçirirken, kök salma ve yerinden edilme deneyimlerini aynı görsel düzlemde buluşturuyor; böylece peyzaj, göç, aidiyet ve hafıza ekseninde şekillenen çok katmanlı bir anlatıya dönüşüyor.

Mekân: Decollage
Tarih: 10 Mart - 12 Nisan 2026

Gönül Nuhoğlu'yla Maçka Sanat Galerisi'nde Kolektifliğin Sınırlarını Sorgulamak

Gönül Nuhoğlu’nun “Görünürlük ve Yokluk Arasında: Non Nobis Solum Nati Sumus” başlıklı sergisi, 14 Nisan – 14 Mayıs 2026 tarihleri arasında Maçka Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor. İrina Batkova küratörlüğünde gerçekleşen sergi, birlikte var olma fikrini bir ideal olarak onaylamak yerine, bu fikrin nasıl kurulduğunu ve hangi mekanizmalarla sınırlandığını sorguluyor. Nuhoğlu’nun işleri; sınıflandırma, hizalama ve kırılma gibi süreçler üzerinden ilerleyerek görünürlük, tanınma ve aidiyet kavramlarını istikrarsızlaştırıyor. Yüzeyin kayıt tutan bir alan, bedenin ise yerleşemeyen bir varlık olarak ele alındığı sergide, izleyici kendi konumunu sürekli yeniden düşünmeye zorlanıyor. Sergi, kapsayıcılık söyleminin ardındaki yapısal gerilimleri açığa çıkararak kolektifliğin sınırlarını ve kırılganlığını görünür kılan çok katmanlı bir anlatı kuruyor.

Mekân: Maçka Sanat Galerisi
Tarih: 14 Nisan – 14 Mayıs 2026

“Canavarların Vaatleri” Hara’da

Ezgi Hamzaçebi küratörlüğünde gerçekleşen "Canavarların Vaatleri", 1 Mart - 26 Temmuz 2026 tarihleri arasında Hara’da izleyiciyle buluşuyor. Sergi, “canavar” olarak tanımlanan insan ve insan-olmayan bedenlerin temsillerini araştıran on sanatçıyı bir araya getirerek, kimlik ve varoluşu sabit kategoriler yerine eşikte ve askıda kalma hâlleri üzerinden ele alıyor. Heykel, yerleştirme, fotoğraf ve video gibi farklı mecralarda çoğu sergiye özel üretilmiş eserler; insan ile insan-olmayan, canlı ile cansız, doğal ile yapay arasındaki sınırları bulanıklaştırıyor. Kusur, mutasyon ve hibritlik kavramları burada bir sapma değil; potansiyel ve dönüşümün imkânı olarak okunuyor. Sergi, canavarı bir tehdit figürü olmaktan çıkarıp, normalliğin kırılganlığını açığa vuran ve başka türlü bir gelecek tahayyülünü mümkün kılan bir varlık olarak yeniden düşünmeye davet ediyor.

Mekân: Hara
Tarih: 1 Mart - 26 Temmuz 2026

Can Alkor'un Poetik Evreni Maçka Sanat Galerisi'nde

Can Alkor’un 2014 yılında yayımlanan şiir kitabı Canto CXVIII, 3 Mart - 11 Nisan 2026 tarihleri arasında görsel bir karşılıkla yeniden gündeme geliyor. Kemal Noyan, Alkor’un poetik evreninden yola çıkarak ürettiği “imgeler” ile metnin gerilimini resim düzlemine taşıyor; şiir ile imgeyi tamamlayıcı bir ilişkiye indirgemek yerine, birbirini kesen ve yer yer yırtan bir düşünce alanında karşı karşıya getiriyor. Sergideki çalışmalar, geçmişin tarihsel ve metafizik izlerini yeniden kurarken, figür ile ışık arasındaki çatlağı görünür kılıyor; nesneler temsil yerine gölge olarak var oluyor. Noyan’ın üç katmanlı kompozisyonları, bilinç, tarih ve "bulunç" arasındaki gerilimi ön plana çıkarırken, çarmıh, kefaret ve affedilme sorusunu estetik bir motiften çıkarıp cevapsız bırakılmış etik bir mesele olarak sunuyor.

Mekân: Maçka Sanat Galerisi
Tarih: 3 Mart - 11 Nisan 2026

“Panorama: Hayaller ve Yerler” İstanbul Modern’de Fotoğrafın Sınırlarını Yeniden Düşündürüyor

“Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisi, 19 Şubat - 18 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Modern’de izleyiciyle buluşuyor ve Türkiye’deki mercek temelli sanat üretimine kapsamlı bir bakış sunuyor. Sergi, farklı kuşaklardan 18 sanatçının 2010’lardan bu yana ürettiği fotoğraf, video, yerleştirme ve yapay zekâ tabanlı işler gibi çok çeşitli üretimlerden oluşan seçkiyi bir araya getiriyor ve hayal ile mekân, düş ile gerçeklik arasındaki etkileşimi yeniden düşünmeye davet ediyor. Küratörlüğünü müzenin artistik direktörü Çelenk Bafra ile fotoğraf küratörü Demet Yıldız Dinçer’in üstlendiği sergi; dünyayla kurduğumuz ilişkileri alternatif görsel coğrafyalar ve düşsel manzaralar aracılığıyla irdeleyerek fotoğrafın yalnızca gözleme dayalı bir temsil aracı olmadığını; yeni duygusal ve mekânsal imgeler üretme imkânı taşıdığını gösteriyor. Panorama: Hayaller ve Yerler, durmanın, sorgulamanın ve imgeler üzerinden yeniden düşünmenin mümkün olduğu bir alana kapı aralıyor. 

Mekân: İstanbul Modern
Tarih: 19 Şubat - 18 Ekim 2026 

Halil Akkurt

DEMSA Koleksiyonu'ndan Modernizme Karşı Naif Bir Estetik

Pera Palace Hotel’de gerçekleştirilen “Saf Yürekler: Gündelik Hayat ve Modernizme Karşı Sessiz Bir Estetik” sergisi, küratör Erkan Doğanay’ın seçkisiyle Demsa Koleksiyonu’ndan bir araya getirilen eserler üzerinden naif sanatın içten ve filtresiz görme biçimini görünür kılar. Akademik sanat eğitiminin kurumsallaşmış estetik normlarının dışında üretim yapan naif sanatçılar, gündelik hayatın sıradan anlarını samimi, sezgisel ve çoğu zaman çocuksu bir açıklıkla resmederken modernizmin rasyonel ve biçimci estetiğine alternatif bir görme rejimi önerir. Doğanay’ın kurguladığı bu seçki, naif sanatın yalınlığı içinde barındırdığı güçlü şiirselliği ve bireysel ifade özgürlüğünü öne çıkararak, resimde saflık, duyarlılık ve gündelik hayatın şiirselliği arasındaki ilişkiye odaklanan sakin fakat derinlikli bir estetik alan açar

Mekân: Pera Palace Hotel
Tarih: 17 Şubat - 20 Nisan 2026

 Ömer Atakan “Fragments of Collective Memory” ile CHI Art Gallery’de

Ömer Atakan’ın “Fragments of Collective Memory” başlıklı sergisi, 28 Mart – 18 Nisan 2026 tarihleri arasında CHI Art Gallery’de izleyiciyle buluşuyor. Atakan, kolektif hafızada yer eden imgeleri illüstrasyon temelli bir yaklaşımla yeniden kurgulayarak, mimari ve sinematografik katmanlar üzerinden işleyen çok parçalı bir görsel dil kuruyor. Sürrealizm ve Pop Art referanslarının bir arada var olduğu kompozisyonlar, yüzeyi sabit bir alan olmaktan çıkarıp imgelerin kesiştiği, yer değiştirdiği ve yeniden bağlandığı dinamik bir mekâna dönüştürüyor. Sanatçının mimarlık geçmişi ve sinemaya olan ilgisi, ışık, kadraj ve dramatik yoğunluk aracılığıyla işlere sahne benzeri bir atmosfer kazandırırken, tanıdık ile yabancı arasında salınan görüntüler izleyiciyi kendi görsel hafızasının izini sürmeye davet ediyor.

Mekân: CHI Art Gallery
Tarih: 28 Mart – 18 Nisan 2026

Maddenin Katmanları Ruzy Art Gallery'de

Küratörlüğünü Thom Oosterhof’un üstlendiği ‘’Surface’’, 18 Şubat – 23 Nisan 2026 tarihleri arasında Ruzy Art Gallery'de malzemenin doğasını yeniden keşfetmeye davet ediyor. Adam Parker Smith, Christian Holze, Marton Nemes ve Peter Cvik’in yapıtlarını bir araya getiren bu grup sergisi; sanatçıların dokundukları, manipüle ettikleri ve yeniden kurguladıkları nesnelerle olan bitmek bilmeyen iletişimlerini merkezine alıyor.
Sıradan olanı yeniden hayal eden ve malzeme hiyerarşilerine meydan okuyan “Surface”, izleyiciyi çoğu zaman gözden kaçırılan detaylara tekrar bakmaya ve yüzeyin altında yatan duygusal ve kavramsal katmanları hissetmeye çağırıyor.

Mekân: Ruzy Art Gallery
Tarih: 18 Şubat - 23 Nisan 2026

Shiva Zahed Gallery, Kapılarını echos ile Açıyor

Tahran merkezli Shiva Zahed Gallery, 28 Şubat–25 Nisan 2026 tarihleri arasında Pera’da açacağı "echos" sergisiyle izleyicilerle buluşuyor. Sergi, farklı kuşaklardan iki önemli İranlı sanatçı Shaqayeq Arabi ve Fereydoun Ave’in çalışmalarını bir araya getiriyor; geçiciliğin izini sürerken hafıza, beden ve malzeme arasındaki etkileşimi ortaya koyuyor. Ave’in zamana direnen, hafıza odaklı resimleri ile Arabi’nin çöl ve kentten topladığı malzemelerle yaptığı heykeller, hem kırılgan hem de güçlü bir görsel deneyim sunuyor. "echos", izleyiciye geçici ve kalıcı arasındaki dengeyi hissettiren, evrensel bir sanat deneyimi sunuyor.

Mekân: Shiva Zahed Gallery
Tarih: 28 Şubat–25 Nisan 2026 



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin