ekavbanner1.jpg

Jale İris Gökçe ile Kendiliğin Merkezine Yolculuk

ArtNews

3 saat önce

 

Kapak: Golden Self, 2018, Tuval üzerine karışık teknik, 80 x 80 cm

Jale İris Gökçe’nin Kendilik / Self sergisinde, çağdaş sanatın yenilikçi arayışları ile metafizik derinliği buluşturan özgün bir düşünsel alanın içine davet ediliyoruz. Angel Rainbow imzasıyla geliştirdiği renk ve ışık metaforlarını bu kez daha yalın, daha merkezî bir öz arayışına taşıyan sanatçı; modernizmin mesafeli dili ile kadim sembollerin içsel sıcaklığını aynı düzlemde buluşturuyor.

Parçalanmış, hızlanmış ve dijitalleşmiş çağ insanına yalnızca estetik bir deneyim değil; kökleri insanlık hafızasının derinliklerine uzanan, ufku ise bilinç ve farkındalıkla genişleyen bütünsel bir kendilik perspektifi sunuyor. Betonun sertliğiyle ışığın sessizliğini aynı potada eriten bu yeni sergi, “ben” dediğimiz yapının hem inşa edilen hem de keşfedilen bir hakikat olduğunu hatırlatıyor.

Anadoluhisarı’nın tarihsel dokusunda gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, Jale İris Gökçe ile Kendilik / Self sergisinin düşünsel arka planını, Angel Rainbow felsefesini ve bugünün insanına yönelttiği temel soruları konuştuk.

A Big Star in Chaos, 2018, Jüt tuval üzerine karışık teknik, 115x145 cm

Sanat yolculuğunuzda İrisden başlayan ve bugün Self’e varan bir süreç görüyoruz. 2013'de "Sergilerin Bugünü Uzaktır" demiştiniz.  Güncel serginiz Self'le o uzak olan bugüne vardınız mı?

Jale İris Gökçe: Aslında "bugün" hiçbir zaman varılan bir durak değil, sürekli genişleyen bir ufuk çizgisi. 2013te İRİS ile bakışın ve görmenin anatomisine odaklanmıştım; yani kendiliğin dış dünyayı algıladığı o ilk kapıya. Aradan geçen zamanda Kaosun içinden geçtik, Pandeminin izolasyonuyla sarsıldık ve Fragmented  Self ile parçalarımıza ayrıldık. Bugünkü Self sergisi, o uzak mesafenin kat edildiği değil, o mesafenin bizzat kendilik olduğunun anlaşıldığı bir yer. Yani evet, o gün bahsettiğim uzaklık bugün eserlerimin tam kalbinde, en saf haliyle duruyor.

Sergilerinizde Angel Rainbow imzası ve sizinle bütünleşen bir felsefesi var. Renklerin tayfı ile Self kavramı arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

Angel Rainbow, ışığın parçalanması ve sonra yeniden birleşmesiyle ilgili bir metafor. Fragmented Self sergimde kendiliği yedi renge, yani farklı ruh hallerine ve kimlik parçalarına ayırmıştım. Ancak bu yeni Kendilik / Self sergimde, prizmanın diğer tarafına geçiyorum. Renklerin tek bir beyaz ışıkta toplandığı o öze odaklanıyorum. Kendilik, sadece parçaların toplamı değil; o parçaların kaynağı olan saf enerjidir. Bu sergi, renklerin gürültüsünden ışığın sessizliğine geçişi temsil ediyor.

Letter for You, 2025, Tuval üzerine akrilik, 50x50 cm

Pandemi dönemindeki serginizde "Sorun acaba Self'de mi?" diye sormuştunuz. Güncel serginizde bu sorunun cevabına işaret ediyor musunuz?

O günkü soru bir yüzleşme çağrısıydı. Modern insan, suçu hep dışarıdaki sistemlerde, kaosun içinde arıyordu. Oysa Self sergisiyle şunu söylüyorum: Kendilik bir sorun değil, bir çözüm yeridir. Dış dünyadaki tüm o krizler, bireyin kendi merkezinden uzaklaşmasıyla ilgili. Eğer merkeze, yani bu serginin odaklandığı o saf kendilik bilincine dönebilirsek, sorun dediğimiz şeyin bir dönüşüm fırsatı olduğunu görebiliriz.

Sergideki eserlerinize beton, sıva gibi brütal malzemeler ve monokrom bir dilin hakim olduğu söylenebilir. Kendilik gibi soyut bir kavramı bu kadar sert ve endüstriyel bileşenlerle ele alma yöneliminizin altında ne yatıyor?

Çünkü kendilik, yumuşak veya uçucu bir şey değil; o inşa edilen, direnç gösteren ve zamanla aşınsa da ayakta kalan bir yapıdır. Betonun o gri, apaçık ve gösterişsiz hali, insanın maskelerinden arınmış çıplak gerçeğini temsil ediyor. Hep Self sergisinde de vurguladığım gibi; bizler sürekli inşa halindeyiz. Bu sert malzemeler, kendiliğin etik bir inşa olduğu fikrini somutlaştırıyor.  Gösterişten  kaçıyorum, çünkü özün, buna  ihtiyacı yok! “Parlak” malzemeye yaklaşımımı ise belki başka bir görüşmede uzun uzun açarım.

SELF / Letter For You, 2025, Tuval üzerine akrilik 50 x 50 cm

Bu sergide izleyiciyi ne bekliyor? Bir Kendilik Araştırmacısı olarak onlara ne vadediyorsunuz?

Onlara hazır cevaplar vadetmiyorum. Onları kendi içsel monologlarıyla baş başa kalacakları bir "ayna-mekân" bekliyor. Bu sergi,  "Ben kimim?" sorusundan ziyade, "Ben ne kadar kendimim?" sorusunu sordurtabilirse ne âlâ!  İzleyici, yıllar süren bir sanatsal araştırmanın katmanları arasında yürürken, aslında kendi parçalanmışlığından bütünlüğe giden bir yol haritasının “ipuçlarını”  bulacak belki de…

Jale İris Gökçe - Kendilik / Self - Hermes Art Gallery - 14 Şubat / 14 Mart 2026

 

ARTtv aracılığıyla sergiye dair detaylı bilgi almak için TIKLAYIN.

 

 

 



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin