Londra Tasarım Festival ve Londra Tasarım Bienali’ndeki çeşitli başarılarıyla hafızalarda yer edinen Melek Zeynep Bulut, “Açık Anıtlar” serisiyle bir kez daha Londra’da sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçının 2025 Londra Tasarım Festivali’nin Landmark Projeleri kapsamındaki ödüllü serisi, 1 Aralık’tan itibaren Design Museum’un avlusunda ziyaret ediliyor.
“Açık Anıtlar” (Open Monuments), anıtsal formlar ile toplumsal belleğin kurduğu ilişkiyi çağdaş bir perspektifle ele alan bir üretim. Seri, Design Museum’un avlusunu bir karşılaşma ve düşünme alanına dönüştürerek ziyaretçiyi deneyimin içine çeken bir mekânsal kurgu sunuyor.
Bulut, çalışmasının yaklaşımını şu sözlerle ifade ediyor:
“‘Açık Anıtlar’, bağlantı kurmak için bir buluşma noktasıdır. Her bir eser, başlangıcı ve bitişi olmayan tek bir çizginin uzantısıdır. Ziyaretçinin dahil olmasıyla sergi hem deneyim hem izleme nesnesine dönüşür ve ucu açık bir ‘ütopik şehir’ sahnelemesi başlar.”
Bu yaklaşım, serinin hem bağımsız heykeller hem de bir araya geldiğinde bütünsel bir kompozisyon olarak işleyen bir yapı kurmasını sağlıyor.

“Açık Anıtlar”, çağdaş tasarım ve sanat dünyasında nadiren kullanılan bir teknik olan “rammed earth” (sıkıştırılmış toprak) yöntemiyle üretiliyor. Tamamen topraktan oluşan bu yapılar, sürdürülebilirliğe dair güçlü bir mesaj taşırken aynı zamanda yeryüzünün en eski yapı tekniklerinden birine güncel bir yorum kazandırıyor.
Parça parça sıkıştırılan toprak yüzeyleri, hem zamanın hem de kolektif hafızanın izlerini taşıyan bir doku sunuyor. Malzemenin yalın gücü, ziyaretçiyi yavaşlamaya ve mekânla daha derin bir bağ kurmaya davet ediyor.

1989’da Sir Terence Conran tarafından kurulan Design Museum, yaratıcı endüstrileri, akademiyi ve geniş bir kamusal alanı bir araya getiren uluslararası ölçekte etkin bir tasarım kurumu olarak konumlanıyor. 2018’de Avrupa Yılın Müzesi ödülüne değer görülen müze, yenilikçi sergileri, disiplinler arası iş birlikleri ve araştırma programlarıyla tasarımın toplumsal, kültürel ve çevresel dönüşümde üstlendiği rolü görünür kılmaya devam ediyor. Kensington’daki simgesel yapısı, müzeyi hem Birleşik Krallık’ın ulusal tasarım ağı içinde merkezi bir konuma yerleştiriyor hem de tasarım odaklı üretim ve düşüncenin küresel buluşma noktalarından biri hâline getiriyor.
20 saat önce
Ütopya Atölyeleri 2026: Baksı’da Kolektif Sanat Deneyimi
23 saat önce
Zeynep Yılmaz Çolak’tan Yeni Sergi: Renk ve Hakikat
2 gün önce
Görüntünün İktidarı: Mutlu Aksu’nun “Reality Show” Sergisi Galeri 77’de Gerçekliği Sorguluyor
2 gün önce
25. Vehbi Koç Ödülü'nün Sahibi Canan Tolon Oldu
2 gün önce
Ege Boyunca Kurulan Sessiz Bağlar: "Bridges" Maslak 310'da