ekavbanner1.jpg

Ferda Art Platform ve Futy Art Gallery, 'The Path' Sergisiyle İzleyiciyi Kendi Yolunu Çizmeye Davet Ediyor

ArtNews

20 saat önce

Kapak: Burcu Gökçek, Akışkan Mekanlar IV, 2023, Kağıt üzerine mürekkep, 30 x 40 cm

Sanatın farklı ifade biçimlerini bir araya getiren The Path başlıklı grup sergisi, 4 Mart – 30 Mart tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor. Kürasyonunu Ferda Art Platform’un üstlendiği ve ev sahipliğini Futy Art Gallery’nin gerçekleştirdiği sergi, izleyiciyi yön, rota ve mekân kavramları üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

Sergi, yalnızca eserlerin kavramsal çerçevesinde değil, mekânsal kurgusunda da “yol” fikrini merkezine alıyor. Galerinin alışılmış sanat güzergâhlarının dışında konumlanması, izleyicinin sergiye ulaşma sürecini de deneyimin bir parçasına dönüştürüyor. Böylece “yol”, sadece metaforik bir anlatım olmaktan çıkarak fiziksel olarak kat edilen, yön değiştirilen ve bilinçli tercihlerle şekillenen bir hareket alanına dönüşüyor.

Çeşitli disiplinlerden yedi sanatçının üretimlerini bir araya getiren sergide, her sanatçı “yol” kavramını kendi sanat pratiği üzerinden yorumluyor.

Albina Onay, İsimsiz, 2025 Kağıt üzerine yağlı boya, Oil on paper 65 x 50 cm

Sanatçı Albina Onay, figür ile mekân arasındaki ilişkiyi bilinçli bir belirsizlik üzerinden kuruyor. Perspektif kırılmaları ve yüzey geçişleri, izleyicinin güvenli bir bakış noktasını ortadan kaldırırken, “There, on Unknown Path” adlı çalışması bilinmeyene doğru ilerleme hissini güçlü bir görsel anlatımla ortaya koyuyor.

Burcu Gökçek ise Akışkan Mekanlar serisinde mekânı sabit bir yapı olarak değil, sürekli dönüşen bir organizma olarak ele alıyor. Mürekkep ve akrilik boyanın yüzeydeki dolaşımı sınırları geçirgen hale getirirken, rota sabit bir çizgi olmaktan çıkarak akış içinde yeniden biçimleniyor.

Bireyin güç, aidiyet ve yabancılaşma eksenindeki konumunu sorgulayan Doğu Özgün, “Tiranlık” ve “Yabancı” başlıklı eserlerinde dikey kompozisyonlar aracılığıyla figürü psikolojik bir yolculuğun içine yerleştiriyor.

Esra Karaduman ise doğal maddelerle renklendirdiği kâğıt yüzeylerde kırılganlık ile direnç arasındaki hassas dengeyi araştırıyor. Katmanlı ve lirik anlatımı, içsel bir yolculuğun izlerini taşıyan sessiz ve zamansal bir derinlik sunuyor.

Seydi Murat Koç İsimsiz, 2025 Alüminyum üzerine akrilik, 95 x 55,5 x 4,5 cm

Alüminyum yüzeyler üzerinde çalışan Seydi Murat Koç, malzemenin sertliği ile resimsel müdahalenin duyarlılığı arasında güçlü bir karşıtlık kuruyor. Endüstriyel bir zemin üzerinde açılan ifade alanı, maddesel sınırların ötesinde yeni yönler öneriyor.

Hafıza ve terk edilme temalarını yoğun bir renk atmosferiyle ele alan Gizem Çeşmeci, “Terk Edilenin Pembe Düşü” serisinde resimsel anlatımı rölyef çalışmalarla genişleterek yüzeyden hacme doğru ilerleyen bir deneyim alanı oluşturuyor.

Sinan Orakçı Buluşma, The Meeting, 2026, Tuval üzerine yağlı boya,200 x 160 cm

Sinan Orakçı ise özellikle “Buluşma” adlı yapıtında figürler arasındaki mesafeyi dramatik bir kompozisyonla ele alıyor. Sanatçının yaklaşımında “yol”, iki varlık arasındaki boşlukta ve o boşluğun yarattığı gerilimde beliriyor.

The Path, hem kavramsal hem de mekânsal düzlemde alışılmış güzergâhların dışına çıkan bir sergi olarak izleyiciyi kendi rotasını belirlemeye davet ediyor. Sanatçıların üretimlerinde açılan kişisel geçitler ve sapmalar üzerinden çoğul bir yön anlayışı sunan sergi, mekân içinde sabit bir akıştan ziyade izleyicinin kendi deneyimini kurduğu bir karşılaşma alanı yaratıyor.



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin