ekavbanner1.jpg

Radyasyonun İzinde: Unutulan Bir Felaketin Hikâyesi Salt Galata'da

ArtNews

12 saat önce

Kapak: Toprakaltı (2026) filminden bir kare

Salt Galata, Türkiye’nin yakın tarihine gömülmüş bir kırılma anını gün yüzüne çıkaran çarpıcı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. BBVA Vakfı iş birliğiyle yürütülen Salt Sanatsal Araştırma ve Üretim Destek Programı kapsamında desteklenen Onur Gökmen’in Toprakaltı başlıklı sergisi, 2 Nisan - 3 Mayıs 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor.

Görünmeyenin Hafızası: Radyasyon ve Türkiye

ToprakaltıÇernobil Faciası sonrası Karadeniz bölgesinde çayda tespit edilen radyoaktif kirliliği odağına alıyor. Onur Gökmen, bu olayı yalnızca tarihsel bir veri olarak değil, aynı zamanda kolektif hafızada iz bırakan bir “görünmez tehdit” olarak ele alıyor.

Patlamanın ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi bünyesinde çalışan bilim insanlarının yürüttüğü araştırmalar, çaydaki radyasyon seviyelerini ortaya koysa da, resmî söylem bu verileri uzun süre gölgede bıraktı. Kamusal alanda dolaşıma giren “radyoaktif çay zararsızdır” türünden açıklamalar ve devlet yetkililerinin çay içerken verdiği görüntüler, bugün hâlâ hafızalarda yerini koruyor. 

Toprakaltı (2026) filminden bir kare

Üç Bölümde Kurulan Bir Anlatı

Sergi, belgesel ve kurgusal unsurları iç içe geçirerek üç katmanlı bir anlatı sunuyor. İlk bölümde, ODTÜ’deki araştırma sürecine dair mekânsal bir kesit ve sanatçının ebeveynleri İnci ve Ali Gökmen’in aktarımlarına dayanan bir belgesel izleyiciyle buluşuyor. Bu bölüm, bilimsel bilginin üretildiği ortamı görünür kılarken aynı zamanda kişisel tanıklıkları da merkeze alıyor.

İkinci bölüm, bir televizyon stüdyosu kurgusu üzerinden medyanın devlet aygıtlarıyla kurduğu ilişkiye odaklanıyor. Haber üretiminin ardındaki ideolojik yapı ve temsil biçimleri sorgulanırken, gerçek ile kurgu arasındaki sınır bilinçli olarak muğlaklaştırılıyor.

Dekorların ardına yerleştirilen üçüncü bölümde ise Türkiye’de Çernobil Faciası’nın izlerini taşıyan fotoğraflar yer alıyor. Bu görsel arşiv, önceki iki anlatı katmanının arasından sızan bir gerçeklik alanı kurarak serginin belgesel gücünü pekiştiriyor.

Toprakaltı sergisinden genel görünüm, Salt Galata, 2026, Fotoğraf: Metean Bars (Salt)

Söyleşi Programı ile Derinleşen Tartışma

Sergiye eşlik eden programlar ise "Toprakaltından Topraküstüne: Türkiye ve Nükleer Felaketler" başlıklı söyleşiyle başladı. Çernobil felaketinin 40., Fukuşima’nın 15. yıldönümüne tekabül eden bu buluşmada, nükleer enerji, silahlanma ve buna bağlı çevresel tahribatın halk sağlığını, politikaları ve kolektif hafızayı nasıl şekillendirdiği irdelendi. Sergiyi programlayan Gülce Özkara’nın moderatörlüğündeki etkinlikte, yönetmen ve akademisyen Can Candan, kimyager İnci ve Ali Gökmen ile sanatçı Onur Gökmen bir araya geldi. 

Onur Gökmen, Çay İçen Bakan, 2026

Sanat, Bilim ve Politika Arasında

Toprakaltı, çağdaş sanatın yalnızca estetik bir üretim alanı olmadığını; aynı zamanda bilimsel bilgi, politik söylem ve toplumsal hafıza arasında güçlü bağlar kurabilen bir düşünme biçimi sunduğunu gösteriyor. Görünmeyeni görünür kılma çabasıyla şekillenen sergi, Türkiye’nin nükleer geçmişine dair eleştirel bir bakış geliştirirken, bu geçmişin etkilerinin hâlâ sürdüğünü hatırlatıyor.

Onur Gökmen / Toprakaltı / Salt Galata / 2 Nisan - 3 Mayıs 2026 



En Çok Okunanlar

Bizi Whatsapp'ta takip edin