728x90-CB.jpg

Saatchi Galeri'de Kaleidoscope | Yazan Nurdan Ateş

Saatchi Galeri'de Kaleidoscope | Yazan Nurdan Ateş
Nurdan Ateş 25.03.2019

Küratörlüğünü Saatchi Art ekibinin üstlendiği, ismini İrlanda doğumlu sanatçı Laura Buckley’in çiçek dürbününden esinlenerek tasarladığı büyük boyuttaki çiçek dürbünü yani Kaleidoscope enstalasyonundan alan sergi, 9 farklı çağdaş sanatçının eserlerlerinden oluşuyor. 15 Mart'ta açılan sergi 5 Mayıs'a kadar sanatseverlerin beğenisine sunuluyor.
Galerinin ilk bölümünde 1977 İrlanda doğumlu Laura Buckley’in sergiye isminini veren dev boyuttaki interaktif çiçek dürbünü enstalasyonu Fata Morgana, 2012. Sanatçı görüntülerin, yansımaların gücünü kullanarak beynin geçmişten günümüze yaşadığı neşeden coşkuya, anksiyeteden melonkoliye kadar pek çok kollektif duygu durumunu ses teknolojisi yardımı içine giren izleyiciye aktarma çabasında. Galerinin 2. bölümünde 3 sanatçının eserleri yer alıyor.



Whitney Bedford
 

İlki 1976 Baltimore USA doğumlu, LA Kaliforniya’da yaşayan genç sanatçı Whitney Bedford. Çalışmalarında güncel tarih ve çağdaş romantizmi bir şekilde haritalandırdığından bahseden sanatçı 2003 yılında ABD-Irak savaşı sırasında gemi enkazları ve savaşla ilgili figürleri pop renklerde çalışmakta.

 

Pierre Carreau
 
Aqua Viva serisi ile karşımıza çıkan 1972 Paris doğumlu, Karayip’lerde yaşayan fotoğraf sanatçısı Pierre Carreau. Çalışmalarında gezegenimizde ve varlığımızda temel rolü olan SU’ya bir övgü niteliğinde. Tamamen estetik bir bakış açısına göre su son derece zengin bir madde ve büyük bir ilham kaynağıdır. Farklı hallerinde hayal edilebilecek tüm olası biçimlere dönüşebilir. Dalgalar, büyük su genişlemeleri bu sonsuz çeşitliliği güçlendirir. Su şaşırtıcıdır, rengi yoktur ancak yansıma ve kırılma yoluyla hepsine, tüm ışık spektrumuna sahip olabilir.
 
 

Tom Howse
 

1972 Roma doğumlu Toscana’da yaşayan Benedetto Pietromarchi’nin calışması ‘Pelican Bay’. Sanatsal pratiği ile doğa ile yapay zanaat, biyoloji ve inşaat arasındaki ilişkinin araştırılmasına ve bu kavramların çeşitli kültürler, tarihler ve mevcut gerçekler bağlamında nasıl algılandığına odaklanmaktadır. Galeri 4’te, 3 sanatçının eserlerine yer verilmiş.
1988 UK, Chester doğumlu Tom Howse, sanatçının büyük boyutlu çalışmaları yer almakta. Sanatçı çalışmalarında doğadan, insanlardan, yaşadığımız evrene kadar yaşamın çeşitli karmaşıklıklarını anlama girişimini araştırıyor. Sanatçı ‘İnsanlar olarak varlığımızı asla tam olarak anlayamayacağız, bu nedenle bilim ve mitoloji yoluyla evrene mantık ve anlam vermeye çalışıyoruz.’ diyor.

 

Florence Hutchings
 
1973 Kopenhag doğumlu, yaşamına ve çalışmalarına Almanya’da devam etmekte olan sanatçı Peter Linde Busk. Totemik figürleri çeşitli materyallerle besleyerek üç boyutlu tablolara dönüştürüyor.
 

Mia Feuer
 
Galeri 4’te son olarak 1981 Canada doğumlu Oakland, ABD’de yaşayan sanatçı Dog Sled (köpek kızağı) çalışması bulunuyor. Kuzey kutbunda yapılan petrol ve maden arama çalışmaları neticesinde gittikçe eriyen buzullar, petrol artıklarının çevreye verdiği geri dönüşümü olmayan feci zararlar, geçmişte buzullarda köpek kızağı yerine benzinli jetskilerin kullanımıyla, insanoğlunun eylemlerinin çevremize üzerine etkisini metaforlaştırmakta… Sanatçı için, çağdaş sanatçıların; kışkırtıcı, soru soran ve yaşadıkları zamana cevap veren eserler yaratması gerekiyor.
Ve Galeri 5’te, 1972 Avusturya Graz doğumlu Viyana’da yaşayan sanatçı Tillman Kaiser’ın çalışmalarına yer verilmiş. Sanatçı çalışmalarını kendi deyimiyle ‘Simetri ile ilgileniyorum, üstünde ve altında olmayan, arkası önü olmayan katlanmış kağıt oyununa benzeyen formlarla sonuçlanmış bir ritm unsuru var.’

Galerinin 1.katında 6,7,8 bölümlerinde Carmignac Foto Muhabirlik 2018 ödülü ödülüne layık görülen Yuri Kozyrev &Kadir Van Lohuizen’ ın Kuzey kutbuna adanan fotograf ve inceleme çalışmaları yer alıyor.
 
 

 
Galeri 10’da Saatchi galeri koleksiyonu bölümünde Fransa’da doğan gençyaşında ülkeyi terkeden Jean François Bocle’nun Everything Must Go, 2014 enstalasyonu bulunmakta. Sömürgeci ve yayılımcı bir nosyonu olan Avrupa’ya ve özellikle Fransız sömürgeciliğine bir eleştiri niteliğinde. 97.000 mavi polietilen plastik poşet denizi, transatlantik köle ticareti sırasında denizde kaybedilen yaşamlar için bir anıta dönüşüyor. Şimdilerde tek kullanımlık plastiklerin yasaklanmasını amaçlayan plastik torbalar, hayatın kendisi olan paha biçilmez emtiaları sembolize etmek için hava ile şişirilmiş.
 


Benedetto Pietromarchi

Sergi 5 Mayıs'a kadar Saatchi Galeri'de sanatseverlerin beğenisine devam ediyor. Yolu Londra'ya düşenler mutlaka bu deneyimi yaşamalı.



Yazı: Nurdan Ateş

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız