ekavbanner1.jpg.jpg

Andy Warhol, Halcyon Galeri’de | Yazan Nurdan Ateş

Andy Warhol, Halcyon Galeri’de | Yazan Nurdan Ateş
Nurdan Ateş 6.03.2019

Bugün size Halcyon Galeri’de görme fırsatı bulduğum Andy Warhol sergisinden bahsetmek istiyorum. Pek çok kez gerek Moma’da, Whitney Müzesinde görme şansına sahip olduğum sanatçının eserleri 8 Ocak 2018 -2 Mart 2019 tarihleri arasında sergilendi.


 

Sergiyi anlatmaya başlamadan önce herkesin iyi bildiği ama tekrarlamakta bir sakınca görmediğim hatta belki onun sanatçı kişiliğini anlamakta fayda sağlayacak çocukluğundan bahsetmek istiyorum. 1928’de Pittsburgh’da Rus kökenli işçi bir babanın, Slovak kökenli bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokul 3. sınıfta St.Vitus’dance olarak bilinen kişinin istem dışı hareketler yapmasına sebep olan bir hastalığa yakalandı. Bu hastalık sebebi ile okulda da arkadaşları ile iletişim problemleri yaşayan sanatçı, kimi zaman uzun süreler yatağa bağlı kalmak zorunda kalıyordu. Bu zamanlarda oyuncak alamayacak kadar fakir olan annesi ona oyalanması için kağıt ve kalem verip resim yapmasını sağlıyor, küçük Warhola’ da yıldızların posterlerini toplayarak radyo dinliyordu. Kim bilir belki de bu dönem onun Amerikan kültürünün, yaşam tarzının en ince ayrıntılarını imajlarını hafızasına kazıdığı dönemdir. 1949 yılında Carnegie Mellon Üniversitesi’nde sanat eğitimi alan sanatçı küçük ve tutucu cevrede gay kimliği ile rahat edemeyeceğini anlayarak NewYork’a taşınır. Dergilerde ticari resimler yapamaya başlayan Warhola Glamour Dergisi’nin sanat editörü Tina Frederiks‘le tanışıp dergi için çizimler yapmaya başlar. Warhola’nın aldığı ilk iş, “Başarı, New York’ta Bir İş Sahibi Olmaktır” başlıklı yazıya hazırladığı illüstrasyonlardı. Yazı yayınlandığında ismi yanlışlıkla Andy Warhol olarak yazılan tasarımcı o günden sonra soyadının son harfini hiç kullanmadı. New York hayallerin gerçeğe dönüştüğü bir şehirdi. 1975’te yazdığı The Philosophy of Andy Warhol:From A to B and back again” adlı kitabında başarıdan şöyle bahseder; “İş sanatı, Sanat’tan sonra gelen adımdır. Ben bir ticari ressam olarak başladım ve bir iş sanatçısı olarak olarak bitirmek istiyorum. İşte başarılı olmak en büyüleyici sanattır. Para kazanmak sanattır ve çalışmak sanattır ve başarılı bir iş en iyi sanattır”.
İlk ses getiren işi 1955-57 yılları arasında Miller ayakkabıları için illüstrasyonlar hazırlayan sanatçı Fetişimci izler taşıyan yüksek topuklu kadın ayakkabı çizimleri ile ödül aldı. Moda illüstrasyonlarıyla olarak Bonwit Teller,Henri Bendel, Tiffany&Co İle çalışan sanatçı Vogue ,The New Yorker içinde illüstrasyonlar yaptı.



ShoeCollection 1955-1984



 

1950 lerden 1960’lara geçerken Batı kültüründe büyük bir değişim geçiriyordu. 1960’ların başında halk sanatı ile yüksek sanat arasındaki sınır aşılırken sanatla yaşam arasındaki mesafe hızla kapanıyordu. Beatles uzun saçlarıyla cinsiyetler arasındaki sınırı sorgularken, zenci-beyaz, kadın-erkek arası eşitsizlik sorgulanıyor, radikal feminizm örgütleniyor, üniversitelerde kuşaklar arası farklı görüşler ve müfredatlar için öğrenci ayaklanmaları yapılıyordu. Bu değişimden o yıllarda New York Sanat dünyasında hakimi Soyut Dışavurumculuk da nasibini alıyordu.Sanatcı Soyut Dışavurumcu sanat felsefesi denebilecek şeylerle ilgi duymamakla birlikte çalışmalarında bazı soyut dışavurumcu izlere (boyanın akmasına damlamasına izin veriyor) yer veriyordu.
Platon’dan beri “Sanat nedir?’’ sorusu felsefeninde konusu haline gelmiştir. Andy akla gelen her türlü sanat tanımına meydan okuyarak, gündelik yaşamın parçası, sıradan bir nesneden bir sanat eseri yaratma ve bunu sanat eseri olarak kabul ettirebilme başarısı onu bir dönemin başlangıcına imza attırır. Pop Art denen, seyircilerin çok iyi tanıdığı ya da hakkında bilgi sahibi olduğu şeyleri çalışmanın ötesinde Warhol onları Amerikan kültürünün ikonik bir nesnesi haline getirirken kendi de bu işten nasibini alır. Amerikan yaşam tarzını, günlük hayat rutinini çok iyi gözlemlemiş olan sanatçı resimlerini yaptığı Coco-Cola şişeleri için söyle der; “Bu ülkenin harika tarafı, en zengin tüketicilerin en yoksullarla esasen aynı şeyi satın alması geleneğini Amerika’nın başlatmış olması. Tv seyredersin ve Coco Cola’yı görürsün ve bilirsin ki Başkan kola içiyor, Liz Taylor kola içiyor ve düşünürsün ki sen de kola içebilirsin. Bir kola bir koladır ve ne kadar çok paran olsa da, köşedeki berduşun içtiğinden daha iyi bir kola alamazsın. Bütün kolalar aynıdır ve bütün kolalar iyidir. Bunu Liz Taylor biliyor, Başkan biliyor, berduş biliyor ve sen de biliyorsun.’’
 


Ingrid Bergman, 1983

Warhol Çağdaşları Roy Lichtenstein, James Rosenquist’den farklı olma çabası içinde iken fikirlerine çok güvendiği Dekoratör Muriel Latow ona “herkesin her gün gördüğü bir şeyin resmini yap, herkesin çok iyi bildiği “diyerek ikonik “Campbell Çorba kutularının ve paranın resimlerinin fikir babası oldu. Bu arada Robert Indıana, Robert Rauschenberg gibi ünlü ressamları portföyünde bulunduran Stable Galerisi sahibesi, Eleanor Ward’ın dikkatini çekmiş atölyesini ziyarete gittiğinde ondan uğur parası olan $ simgesinin resmini yapmasını ve bunun karşılığında, o yılın Kasım ayında ona sergi yapacağını söylemiştir. Böylece Warhol birbirinden değişik formlarda dolar işaretleri yapmaya başladı.



USD,1982


USD,1982

1960 başında Sanatın yeniden biçimlenmesi ile Warhol Manhattan’da eski bir fabrikayı atölyesi haline getirdi. ‘Fabrika’ dediği sanat atölyesinde, 60 tarzı insanların 60’lar tarzı bir yaşam süreceği bir yer haline geldi. Mekanik bir şekilde yaratılmış hiç bir estetik kaygısı taşımayan nesnelerden, mukavva kutulardan heykeller yapmaya, her gün içtiği çorba kutularının seri resimlerini yapmaya başladığında 1962 yılı mayıs ayında hakkında Time dergisinde bir yazı çıktı. ‘’Yapıtları, sanat dünyasında bir değişimden çok bir kültür vakası’’ olarak kaydedilen bu yazıyla sanat dünyası ne düşünürse düşünsün Warhol bir Amerikan ikonu olma yolundaydı.





Superman, 1961

1972 Başbakan Nixon, Mao Tse-tung daveti ile Çin’e ziyareti soğuk savaşı yumuşatma yönünde bir adım olarak görülürken, Warhol’da Çin liderinin sözlerindeki alıntılardan oluşan “Küçük Kızıl Kitap” kapağında kullanılan Mao resimlerin çok değişik boyutlarda çalıştı. Yapmaya çalıştığı şey soğuk savaş döneminin paranoyası haline gelen, en korkutucu siyasi imajlarından birini zehirsizleştirmekti. Warhol bu tehlikeli imajı masum ve dekoratif bir nesne haline dönüştürdü. Aynı şekilde zehirsizleştirdiği diğer bir imaj “Oral-Çekiç” sembolleri idi. Andy bu komünist parti sembollerini İtalya’da görmüştü. Fakat soğuk savaşın etkisi etkisiyle Komünizm, Amerikan değerlerini ve bunların temsil ettiği herşeyi yok edeceğine inanmış halk için kışkırtıcı, hatta tehditkar sembollerdi. Ocak 1977 İtalya’da Leo Castelli ve Komünist Parti’nin güçlü olduğu Paris’te Galerie Daniel Templon’da sergilendi ve satıldı.



Hammer and Sickle,1977


İtalyan Rönesans ressamlarından Paolo Uccello’nun resimlerinin Pop Art renkleri ile yeniden hayat verdiği  röprodüksiyonu olan çalışması
Paolo Uccello,St.George and Dragon 1460),1984


Sanatçının Uyku 1963, Empire, Chealsea Kızları gibi kısa film denemeleride bulunmakta.

Yazan: Nurdan Ateş
 

Yazarın diğer yazıları için tıklayınız