Kapak: Hakan Gürbüzer, Sarı Hat, 2025
Galeri 77, Hakan Gürbüzer’in ilk solo sergisi METANOIA’ya 10 Eylül–7 Kasım 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Adını insanın düşünme ve dünyayı algılama biçimindeki köklü dönüşümü tanımlayan “metanoia” kavramından alan sergi; kimlik, yalnızlık, aidiyet, bellek ve zamanın insan üzerinde bıraktığı izlere odaklanıyor. Gürbüzer, Kübist parçalanma ile hiperrealist netliği aynı yüzeyde buluştururken geçmişin bugünkü benliğimizde nasıl yaşamaya devam ettiğinin izini sürüyor.
Bir insanın kimliği tek ve değişmez bir görüntüden mi oluşur, yoksa yaşadığı kırılmaların, karşılaşmaların ve hatırladıklarının birbirine eklenmesiyle mi şekillenir? Hakan Gürbüzer’in METANOIA’daki resimleri, bu soruyu parçalanan ve yeniden kurulan figürler üzerinden ele alıyor.

Sergiye adını veren “metanoia”, Yunanca dönüşüm ve sınırların ötesine geçişi işaret eden meta ile algılayan ve kavrayan zihinsel yetiyi ifade eden nous sözcüklerinin birleşiminden doğuyor. Basit bir fikir değişikliğinin ötesinde insanın kendisini ve dünyayı algılama biçiminin yeniden kurulmasına karşılık gelen kavram, Gürbüzer’in resimlerinde geçmişi silmeyen bir dönüşüm fikrine açılıyor. Yaşanan kırılmalar, kayıplar ve karşılaşmalar bugünkü benliğin parçaları olarak varlıklarını sürdürüyor.
Gürbüzer’in görsel dili, dönüşüm fikrini doğrudan resmin yapısına taşıyor. Kübist parçalanma özellikle yüzlerde yoğunlaşarak görünen kimlik ile iç dünyada yaşanan deneyim arasındaki mesafeyi açığa çıkarıyor. Buna eşlik eden hiperrealist ayrıntılar ise fotografik netlik ile belleğin dönüştürücü yapısını karşı karşıya getiriyor. İzleyicinin bakışı böylece tanıdık gerçeklik ile deformasyonun yarattığı belirsizlik arasında sürekli yer değiştiriyor.

Hakan Gürbüzer, İnce Çizgi, 2026.
METANOIA, bireysel hafızanın yanı sıra çağdaş yaşamın çelişkilerine de bakıyor. Sürekli bağlantı hâlinde görünen günümüz insanının giderek kendi içine kapanması, Gürbüzer’in resimlerinde yalnızlığı kişisel bir duygudan çıkararak ortaklaşa yaşanan bir duruma dönüştürüyor.
Sanatçının üretim yöntemi de bu düşünsel yapıyı takip ediyor. Gürbüzer, fotoğraflardan gündelik karşılaşmalara ve mimari yapılara uzanan farklı görsel kaynakları önce tutarlı bir kompozisyonda bir araya getiriyor; ardından bütünü kırıyor, bölüyor ve deforme ediyor. Farklı zaman ve bağlamlardan gelen parçalar ise yağlıboyanın ortak dokusu içinde yeniden buluşuyor.

Hakan Gürbüzer, Sus, 2023.
Böylece METANOIA, dönüşümü geçmişin geride bırakıldığı doğrusal bir ilerleme olarak değil; insanın kendi parçaları arasında yeniden yön bulduğu süreklilik hâli olarak ele alıyor. Geçmiş silinmiyor, kırılmalar gizlenmiyor; her deneyim bugünkü benliği oluşturan yapının içinde izini koruyor.
Hakan Gürbüzer’in METANOIA sergisi, 10 Eylül–7 Kasım 2026 tarihleri arasında Galeri 77’de görülebilir.
24 dakika önce
Özdemir Altan Hayatını Kaybetti: Türk Resminde Yetmiş Yılı Aşan Bir Miras
9 saat önce
Renoir Müzesi’nde Şafak Soygunu: İki Eser Kayıp
13 saat önce
İstanbul Modern’de 1940’lardan Günümüze: Aynı Mavinin Altında
15 saat önce
Sessizliğin İçinden Yeni Bir Ses: Elena Papadimitriou’nun “MUTE” Sergisi İstanbul Concept Gallery’de
2 gün önce
Sinopale 10: “Karada Akıl Yürür, Denizde Sezgi”